<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686</id><updated>2011-07-28T14:04:24.308-07:00</updated><title type='text'>Out Of Time</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>60</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-3052806132908116580</id><published>2010-08-07T05:48:00.000-07:00</published><updated>2010-08-07T14:48:27.106-07:00</updated><title type='text'>Inception ve Christopher Nolan</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/TF1nV8w3e3I/AAAAAAAAASk/nasgEXE71ps/s1600/inception-2010-wallpaper.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 209px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/TF1nV8w3e3I/AAAAAAAAASk/nasgEXE71ps/s400/inception-2010-wallpaper.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5502667946502617970" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle, korkmayın. Bu filmde en ufak bir spoiler yoktur. Öyle eşşek bir adam değilim ben, yapmam öyle şey.&lt;br /&gt;Christopher Nolan ne içiyo, ne kullanıyo bilmiyorum ama 7. filmi Inception'ı izledikten sonra psikolojiye özellikle psikanalize derin bir ilgi duyduğuna emin oldum. Öyle ki; Batman'e bile evirip çevirip psikolojik derinlik katmayı başardı. Batman Begins'te bugüne kadar hiçbir yönetmenin yapmadığını yapıp bizlere Bruce Wayne'in çocukluğuna indi, bilinçaltını gösterdi, The Dark Knight'a psikolojik bir derinlik katıp Bruce Wayne'in kimlik bunalımını gösterdi. Nolan elbette boş bir adam değil. Deli gibi Zizek, Lacan, Freud okuduğuna bir şeyler hakkında kafa yorup akıl yürüttüğüne eminim. Bunları yapmayan bir adam böyle şeyler yazamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Chirstopher Nolan'ın en büyük numarası psikolojik derinliği ve bunalımı çok iyi kullanması ve  psikolojik gerilimi oldukça iyi vermesi. Film bitene kadar ne olup bittiğini, biteceğini siz de karakter ya da karakterlerle birlikte bilemiyorsunuz. Bu ilk filmi Following'ten beri böyle. Memento ve The Prestige'in sonuna kadar ne olacak? diye bekleyişimiz ve bizi ters köşeye yatıran tokat gibi çarpan sonlar.. Inception'da da aynı durumdan söz edebiliriz. Film bitene kadar gözlerinizi ve aklını, fikrinizi filmden alamıyorsunuz ve nasıl geçtiğini, bittiğini anlamıyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Inception, Nolan'ın auteur sinemasının bir devamı devamı gibi. Filmin uslubu Memento ve The Prestige'deki uslupla aynı. Nolan Batman'lerde biraz yapımcıların isteği biraz da Batman'in bir 'comic' olması sebebiyle uslubundan 'biraz' çıkmak zorunda kalmıştı ama yine de bizlere Nolan Batman filmi çekerse böyle çeker dedirtmişti (psikolojik derinlik ve gerilim, olay örgüsü, sinematografik ögeler vs..) Inception'ın The Prestige ve Memento'dan en büyük farkı çok daha büyük bir bütçeye sahip olması. Sanırım Batman serisi Nolan'ın işine yaradı ve yapımcılardan sınırsız kredi almayı başardı. Artık Nolan'ın o harika beyni olduğu gibi sinemaya aktarılabilecek. Inception gibi bir filmi yazabilmek için dahi olmak lazım. Memento ve The Prestige'den sonra Nolan'ın bir sinema dahisi olduğundan şüpheleniyodum Inception'ı izledikten sonra şüphem yerini kesinliğe bıraktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmde oyuncu ve mekan seçimi oldukça yerindeydi. Leonardo Di Caprio gözümde her geçen gün daha çok büyüyor ve günümüzün en iyi aktörü olduğu konusunda artık hiç şüphem yok. Bunu elbette yaptığı tercihlere borçlu. Di Caprio'nun son 10 yıldaki seçimlerine baktığım zaman bir tane bile burun kıvırdığım film göremiyorum. Özellikle önce Shutter Island'da sonra Inception'da karşıma çıktıktan sonra gözümde daha da büyüdü. Di Caprio'nun Inception'daki rolu Shutter Island'daki rolune bir açıdan oldukça benziyor. Di caprio'nun iki filmdeki ailevi sorunları, çocukları ve eşiyle arasındaki ilişki oldukça benzer. Di Caprio şu an en verimli zamanını yaşıyor. Aynı 10 yıl önceki Brad Pitt gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmdeki diğer oyuncular için aynı memnuniyetten bahsedemiycem sanırım. Joseph Gordon Levitt'in oyunculuğu yeterliydi ama iyi değildi, çok daha iyi bir seçim yapılabilirdi (Sam Rockwell mesela)(Sam Rockwell fetişim burda da karşımıza çıktı. evet.) Ellen Page'in oyunculuğu için de aynı şeyi söyleyebilirim. Tom Hardy benim için yeni bir keşif ve oldukça yerinde bir tercih. Ken Watanabe için zaten söyleyecek söz yok, tecrübesini konuşturmuş ve oyunculuğu buram buram uzak doğu kokuyor, olması gerektiği gibi...&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Uzun sözün kısası, Nolan günümüzün en önemli yönetmeni. Bu su götürmez bir gerçek artık.. Hadi senaryonun, sinematografinin, görsel efektin, kurgunun mükemmelliğini bi kenara bırakın sırf son zamanların en iyi oyuncusu olan Leonardo Di Caprio'yu izlemek için bile bu sıcakta hiç üşenmeyip sinemaya gitmek gerekir. Felsefi ve psikolojik derinliği aksiyonla bu kadar güzel birleştiren bir film daha varsa o da Matrix'tir sanırım. Inception  defalarca izlenmesi gereken, çözülmesi ve keşfedilmesi gereken bir sürü düğümü olan akılla oynayan,erin bir film.  Siz de bir Matrixseverseniz üstüne bir de Nolan ve Di Caprio'dan hazediyorsanız aman sabahlar olmasın. Hemen gidin, klimalı bir salonda püfür püfür izleyin, kendinize de iyi bakın.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-3052806132908116580?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/3052806132908116580/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=3052806132908116580&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/3052806132908116580'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/3052806132908116580'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2010/08/inception-ve-christopher-nolan.html' title='Inception ve Christopher Nolan'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/TF1nV8w3e3I/AAAAAAAAASk/nasgEXE71ps/s72-c/inception-2010-wallpaper.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-4095799614360879921</id><published>2010-07-07T04:41:00.000-07:00</published><updated>2010-07-07T05:08:14.611-07:00</updated><title type='text'>Top 5 -  En İyi Türk Klipleri</title><content type='html'>Oldukça kısır olan ve her biri neredeyse birbirinin kopyası olan türk klipleri arasında sıyrılmayı başarmış, başarmakla da kalmamış üstüne bir de benim beğenimi kazanmış 5 klibi sıralayasım geldi. ben de aklıma ilk gelenleri sıraladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Orhan Atasoy - Gemiler&lt;br /&gt;Orhan Atasoy'un Gemiler klibi mfö'yle başlayan türk video klip tarihinin kanımca en ayrı klibidir. Klibin Godard'ın Weekend'indeki meşhur trafik sahnesini andıran tek çekim (elbette gizli kesmeler olabilir ama gizli kesmeli klip bile bana o zamanların türk klipleri için oldukça fantastik geliyo) planları, mizansen ve elbette şarkının güzelliği ve uyumuyla kesinlikle bugüne kadar türkçe bi şarkıya yapılmış en önemli kliptir gözümde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/0gFUiaDU2p0&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/0gFUiaDU2p0&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Athena - Kayıp&lt;br /&gt;Gökçe Pehlivanoğlu'na saygı sebebi... Athena'nın olgunluk dönemine denk gelen bu harika şarkı ancak bu kadar güzel bi kliple süslenebilirdi. Kliplerde animasyona her zaman ilgi duyan bünyede çeşitli olumlu tepkimelere yol açabilecek bu harika klip artık türk şarkılarına çekilen kliplerde de yeni bi şeylerin olması gerektiğini göstermiştir bizlere.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/zJaLzUxkfvE&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/zJaLzUxkfvE&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Sertab Erener - İncelikler Yüzünden&lt;br /&gt;Türkiye'de (hatta belki de dünyada) bugüne kadar yapılmış en güzel, en özgün kliplerden biridir heralde bu. İzledikten sonra ister istemez tüyleri diken diken ediyor. O kadar samimi ki, hem kendi çocukluğunu hem de hiç tanımadığın iki çocuğun (sertab ve serdar erener) çocukluklarını özletiyor, o kadar doğal ki bambaşka bir hayata özendiriyor, o kadar gerçek ki insanın inanası gelmiyor, kurgusu o kadar güzel ki hem eskiyi hem de yeniyi aynı anda tattırabiliyor, görüntüler o kadar amatör ve özgün ki ister istemez "eskiden güzeldi" dedirtiyor..&lt;br /&gt;daha fazla 'anlatamam gördüklerimi', siz en iyisi klibi izleyin ve hep incelikli davranın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/9nKKHTyhc2Q&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/9nKKHTyhc2Q&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Sibel alaş - Adam&lt;br /&gt;Eminim yaşıtım olan bi çok kişi "eskiden bi klip vardı çok güzeldi lan" diyerek hatırlıyodur bu klibi. Küçükken izlerken çok farklı, şimdi izlerken de çok mistik ve güzel geliyo gözüme. Bu da zamanının ötesinde kliplerden biri elbette.. Herkes devamlı zoom-in, zoom-out yapan bi kameranın önünde kollarını sallayarak şarkı söyleyerek klip çekerken farklıyı arayanlar her zaman güzel işler yaptı. 'Adam' da bunlardan biri sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/SU-OMID26SA&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/SU-OMID26SA&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5-Kurban - Sorma&lt;br /&gt;Tamam, mesaj kaygılı bi klip olabilir. Ki Kurban'ın son albumu de derin mesaj kaygıları taşıyan, dinlerken ''öeah yeter vaaz mı dinliyoruz, şarkı mı dinliyoruz'' dedirten bi album olmuş. Kurban'ın özellikle Deniz Yılmaz'ın bi 'mesaj kaygısı' olduğu ortada. Ama bu, ortaya çıkanların hep en güzellerden olduğu gerçeğini değiştirmez. Deniz Yılmaz ne çalsa,izlettirse izler,dinlerim. Klibi izlerken 1996 yılında çekildiğini bilerek izleyin. Dediğimi anlayacaksınız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/3GmvLrCB1kw&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/3GmvLrCB1kw&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-4095799614360879921?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/4095799614360879921/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=4095799614360879921&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/4095799614360879921'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/4095799614360879921'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2010/07/top-5-en-iyi-turk-klipleri.html' title='Top 5 -  En İyi Türk Klipleri'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-7027106284364846852</id><published>2010-05-13T14:38:00.000-07:00</published><updated>2010-05-13T14:44:00.049-07:00</updated><title type='text'>Clementine Kruczynski</title><content type='html'>&lt;a style="font-style: italic;" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S-xxtbrcAkI/AAAAAAAAASE/0sqBFpnDjP0/s1600/12slde311.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 354px; height: 261px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S-xxtbrcAkI/AAAAAAAAASE/0sqBFpnDjP0/s320/12slde311.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5470872672686309954" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;                                                                                   “Sometimes I don’t think people realize how lonely it is to be a kid”&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-7027106284364846852?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/7027106284364846852/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=7027106284364846852&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/7027106284364846852'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/7027106284364846852'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2010/05/clementine-kruczynski.html' title='Clementine Kruczynski'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S-xxtbrcAkI/AAAAAAAAASE/0sqBFpnDjP0/s72-c/12slde311.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-1930608089496270400</id><published>2010-04-19T09:17:00.000-07:00</published><updated>2010-04-19T09:46:07.023-07:00</updated><title type='text'>French Teen Idol - (Un)Told Prejudices</title><content type='html'>25th hour çok beğendiğim bir film değil. Bi kere dağınık gelmiştir hep bana. Her ne kadar ufak güzellikler bulundursa da genel olarak işlemeye çalıştığı konu ya da konular da pek ilgimi çekmemişti. Ama sanırım Edward Norton'ın ayna karşısındaki harika monologu değil koskoca kötü bir filmin, dünya sinema tarihinin en önemli monologlarından biridir gözümde.. Üstelik Amerika'daki outsiderları (elbette 'sadece' outsiderları değil, en çok onları) yerden yere vuran, dibine kadar ırkçı olan bu molonogun, vakt-i zamanında Amerika'da yıllarca outsider muamelesi görüp itilip kakılan zenci ırkına mensup bir yönetmenin filminde yer alıyor olması da ayrı bir ilginç tabi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Velhasıl kelam, French Teen Idol almış bu monologu, altına da harika bir müzik döşeyerek belki de filme yapılabilecek en güzel soundtracki yapmış.. Hatta şurdan hem izleyebilir hem de dinleyip keyfine varabilirsiniz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="400" height="300"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true" /&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always" /&gt;&lt;param name="movie" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=4621027&amp;amp;server=vimeo.com&amp;amp;show_title=1&amp;amp;show_byline=1&amp;amp;show_portrait=0&amp;amp;color=&amp;amp;fullscreen=1" /&gt;&lt;embed src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=4621027&amp;amp;server=vimeo.com&amp;amp;show_title=1&amp;amp;show_byline=1&amp;amp;show_portrait=0&amp;amp;color=&amp;amp;fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="400" height="300"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://vimeo.com/4621027"&gt;(Un)Told Prejudices - French Teen Idol&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-1930608089496270400?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/1930608089496270400/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=1930608089496270400&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/1930608089496270400'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/1930608089496270400'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2010/04/french-teen-idol-untold-prejudices.html' title='French Teen Idol - (Un)Told Prejudices'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-7492377291265563728</id><published>2010-04-06T16:48:00.000-07:00</published><updated>2010-04-06T17:38:06.665-07:00</updated><title type='text'>Metallica 'ya açık mektup</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.dunya.com/pics/metallica1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 387px; height: 255px;" src="http://www.dunya.com/pics/metallica1.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sayın Metallica (artık hanginiz kendinizi Metallica olarak görüyorsanız. Ama trujillo uzak dursun o okumasın, bi türlü ısınamadım ona. Jason'ın tırnağı olamaz be.),&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır. Beni kendinizden bu kadar mahrum bırakarak üzmeye hakkınız yok. S&amp;amp;M'i her izlediğimde tüylerim diken diken oluyor, tamam belki koskoca San Fransisco senfoni orkestrasını İstanbul'a getiremezsiniz, istemek de yüzsüzlük olur zaten ama ben de until it sleeps'te so tell me why you've chosen me?, the memory remains'te nananana nananaa bağırmak (tamam biliyorum marianne faithfull'u da aramızda görmeyi istemek de çok fazla olur ama biz onun açığını kapatmaya çalışırız. eminim), the outlaw torn, orion, wherever i may roam ve bleeding me'nin sololarında kirk hammett'ın gitarıyla birlikte hüngür hüngür ağlamak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıl İstanbul'da verdiğiniz konsere de aylar önceden biletimi alıp gün saymıştım. Biletimi her gördüğümde "İnşallah Load, olmadı Reload'dan bi şeyler çalarlar lan.. Çalsınlar lan.." diyodum. Ama çalmadınız...Çocukluğumdan beri sıkı bir dinleyiciniz olmama rağmen gittiniz benim için zerre değeri olmayan leper messiah'ı, motorbreath'i, last caress'i (hele bu en anlamsızıydı sanırım) çaldınız ama benim için en önemli 3 bilemedin 5 şarkıdan birini bile çalmadınız. Ama nedir bu Load'a gösterilen üvey evlat muamelesi efendiler? James sen değil misin until it sleeps'in, bleeding me'nin sözlerini geçmişinden bi şeyler katarak yazan? Kirk sen değil misin bleeding me'nin o can yakan harika solosunu atan? Peki ya sen lars? Sen değil misin Load'un bütün şarkılarını James'le birlikte yazan? Trujillo sana bi şey demiyorum dikkat edersen. Seni bi türlü sevemedim. Çekil sen kenara. Hayır, "ulen Load, Reload'u yaptık millet bunlar iyice trashten çıktı, boktan bi rock grubu oldu" diyen aptallardan korkuyorsanız, o aptalların "hacı until it sleeps'in sözleri ne güzeldir solosu ne de harikadır, king nothing ne gaz parçadır, kirk hammett de bleeding me'de çılgın atmış, the unforgiven 2 da 1'dan güzeldir." dediğini de bilirim ben. Siz umursamayın onları. Tamam sanitarium, and justice for all, fade to black, master of puppets, one, enter sandman güzel şeyler bunlar ama başka albumleriniz olduğunu da unutmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet. Umarım bütün bunları okur, sonra birbirinize şöyle bi dönüp bakarsınız. Sonra gözleriniz dolar, sarılırsınız (ama rica edicem trujillo'yu dışlayarak apayrı bi köşede sarılın. o da size baksın öyle uzaktan. girmesin aranıza) sonra da bütün playlistinizi değiştirir, Load ve Reload'dan 3-5 şarkı serpiştirirsiniz araya. Olmadı vazgeçtim hadi Load ve Reload'dan, bari Orion'ı koyun. Geçen yılki konser de harikaydı ama bunları yapsanız daha bi güzel olur sanki. Geçen yıl beni hayal kırıklığına uğratmadınız, uğratamazdınız. Çocukluğumdan beri büyük bi hayranlıkla ve aşkla dinlediğim adamları sahnede izlemek benim için yeterdi sanırım. Yine yetecek ama siz gelin şu Load/Reload işini bi düşün. Hadi canlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-7492377291265563728?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/7492377291265563728/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=7492377291265563728&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/7492377291265563728'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/7492377291265563728'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2010/04/metallica-ya-ack-mektup.html' title='Metallica &apos;ya açık mektup'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-6043642841917306625</id><published>2010-03-06T15:16:00.000-08:00</published><updated>2010-04-04T05:38:28.751-07:00</updated><title type='text'>Precious</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S5LvFO10ZLI/AAAAAAAAARo/CBK2YT9gA6A/s1600-h/precious.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 268px; height: 397px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S5LvFO10ZLI/AAAAAAAAARo/CBK2YT9gA6A/s400/precious.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5445677772606563506" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;"I'm tired Ms.Rain..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Precious'ın yorgun olmak için oldukça haklı sebepleri var.. Henüz 16 yaşındaki bir kızın kaldırabileceği acılardan çok daha fazlasını yaşamış. Onu ayakta tutan tek şey hayalleri. Filmin konusu bize her ne kadar çok uç noktalarda gözükse de aslında oldukça yakın. Çocuk istismarı oldukça vurucu ve gerçekçi bir dille anlatılmaya çalışılmış ve ortaya böyle bir film çıkmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film teknik açıdan "oldukça" yetersiz. Gereksiz zoom-in zoom-outlar, gereksiz jump-cutlar ve yetersiz steady cam kullanımı beni oldukça rahatsız etti. Teknik yetersizliklerin yanı sıra filmi bazen sağırlar için hazırlanan sesli kitapmış gibi düşündüğümü de belirtmek isterim. Zira yönetmen alta döşenen (çoğu) gereksiz görüntüler eşliğinde dinlediğimiz kitaptan alınmış pasajları görselleştirme gereği duymamış ve filmin bir uyarlama mı yoksa kitabın ta kendisi mi olduğu sorularını aklıma getirmiştir. Bence bir uyarlamanın en önemli güzelliği ve zorluğu o kitabı görselleştirebilmektir. Her satırı görselleştirilen uyarlamalar en başarılı uyarlamalardır. Fakat yönetmen o satırları görselleştirmek yerine direk Precious'ın ağzından seyirciye vermeyi yeğlemiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmde Gabourey Sidibe'nin performansı oldukça etkileyici ve vermesi gereken bütün duyguları vermiş. Mo'nique'in performansı ise gerçekten inanılmaz. Oscarı alacağını ve adaylar arasında kesinlikle en çok onun hakettiğini düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dibine kadar dramdan hoşlananlar ya da hep mi güleceğiz canım? diyenler mutlaka izlesin. Aslında demeyenler de izlesin. Herkes izlesin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-6043642841917306625?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/6043642841917306625/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=6043642841917306625&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/6043642841917306625'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/6043642841917306625'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2010/03/precious.html' title='Precious'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S5LvFO10ZLI/AAAAAAAAARo/CBK2YT9gA6A/s72-c/precious.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-7437494935313243249</id><published>2010-02-26T15:00:00.000-08:00</published><updated>2010-02-26T16:03:18.352-08:00</updated><title type='text'>Keep Talking</title><content type='html'>Uzun zamandır bi şarkı hakkında yazmıyodum. Ama bu şarkı gerçekten etkiledi beni. Division Bell'de o kadar birbirinden güzel şarkı varken bu şarkı öyle bir dikkatimi çekmişti ki daha ilk dinleyişimde. Pink Floyd'un comfortably numb'tan sonra sözlerini en beğendiğim şarkısı bu sanırım. Hatta  biraz daha zorlarsam en tepeye çıkarabilirim belki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söylemediklerinizi ya da söyleyemediklerinizi, başkasının size söylemediklerini ya da söyleyemediklerini o kadar güzel anlatıyo ki bu şarkı. Zayıflığımızı anlatmaktan kaçınıcak ya da karşı tarafın zayıf olduğumuzu düşüneceğini düşünücek kadar zayıf mıyız? Kafamızdan geçenleri anlatmakta neden bu kadar zorlanıyoruz? Neden köşede öylece yalnız oturmayı tercih ediyoruz ki? Nereye gidiyoruz? Napıyoruz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım konuşmalıyız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;So..&lt;br /&gt;It doesn' t have to be like this. All we need to do is make sure we keep talking..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="265"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/CN0eWYPnNmc&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;color1=0x3a3a3a&amp;color2=0x999999"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/CN0eWYPnNmc&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;color1=0x3a3a3a&amp;color2=0x999999" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="320" height="265"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-7437494935313243249?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/7437494935313243249/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=7437494935313243249&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/7437494935313243249'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/7437494935313243249'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2010/02/keep-talking.html' title='Keep Talking'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-2782087322730206143</id><published>2010-02-24T11:45:00.001-08:00</published><updated>2010-04-18T09:21:50.258-07:00</updated><title type='text'>Heligoland</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S4WUCOWKeXI/AAAAAAAAARg/TNOVwYkJ6M8/s1600-h/ma_heligoland_lores_drk.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 354px; height: 354px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S4WUCOWKeXI/AAAAAAAAARg/TNOVwYkJ6M8/s400/ma_heligoland_lores_drk.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5441918490678819186" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Gereksiz bi takıntım var sanırım. Müzisyenlerin gün geçtikçe üretkenliklerini kaybedeceklerini hiçbir zaman eskisi kadar güzel müzik yapamayacaklarını, en sonunda da "yapamıyoruz artık abi, herkes kendi yoluna artık.." diyerek müziği bırakacaklarını düşünürüm. Manyak mısın nesin arkadaşım? diye soracak olursanız cevap veremem zira ben de bilmiyorum, olabilirim. Üstelik bu saçma düşüncemi çürütecek birçok örnek varken (blur'un 6 yıllık uzun bir ara vermeden önceki, bir nevi veda niteliğindeki son şarkıları 2003 yılında yaptıkları out of time, Pink Floyd The Division Bell gibi bi güzellikle veda etti, depeche mode hala harikalar yaratıyor, vs.) ben hala ısrarla beğendiğim müzisyenler güzel şeyler yaptıkça gereksiz bir şekilde şaşırıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Heligoland de bu güzel şeylerden biri. Albumleri arasındaki süreleri gittikçe açıyolar (ilkle ikinci arasında 3, 2 ile 3 arasında 4, 3 ile 4 arasında 5, 4. albumle 5. album arasında ise 7 yıl var) fakat her albumde "beklediğimize değdi" dedirtiyolar.. Heligoland elbette Massive Attack'ın en iyi albumu değil ama en iyi albumlerinden biri. Hatta Mezzanine'dan sonra en iyi albumleri dersem gözüm şöyle bi 100th window'a takılır, önce bi yutkunurum sonra da kararımın arkasında cesurca dururum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Heligoland'i bu kadar güzel kılan dinler dinlemez alıştığımız Massive Attack tadını vermesinin yanı sıra birbirinden harika vokallerin albume büyük katkı sağlamış olmaları. Kendimi bildim bileli derinden aşık olduğum, ismini, sesini, kendisini her gördüğümde, duyduğumda derin bir nefes aldığım güzellik Hope Sandoval, Tricky'den dolayı zaten Massive Attack'a ve bu tarza yakın olan Martina Topley-Bird, Angel'daki vokaline hayran olduğumuz, 12 yıl sonra tekrar Massive Attack'a çok şey katan Horace Andy, hakkında konuşmaya başlasam hiç susmayacağıma emin olduğum Damon Albarn, pray for rain'deki harika vokali sayesinde tanıdığım Tunde Adebimpe ve son olarak Robert Del Naja albumde 1 ya da 1'den çok şarkı seslendirdiler ve albumun bu denli güzel olmasına katkı sağladılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Albumun klibi Hope Sandoval'in vokal olduğu Paradise Circus şarkısında çekildi (bir de splitting the atom'a çekildi ama o single'a çekildi sanırım). Klibi hemen şuracığa embed etmek isterdim fakat öyle her yere embed edilecek bir klip değil bu klip. Klipte eski, çok eski bir porno yıldızının, porno görüntüleri eşliğinde porno film çektiği yıllarda neler yaşadığı kendi ağzından anlatılıyor. Ayrıca bi tek ben mi farkettim bilmiyorum ama Massive attack'ın görkemli şarkı finali gibi bi imza takıntısı var sanırım. ("görkemli şarkı finali". bu da iyiymiş. evet.). Daha önce Butterfly Caught'un son 1 dakikasında, live with me'nin son 40 saniyesinde rastlamıştım "görkemli finaller"e. Klipte ise bu saniyelere porno filmin erkek aktörünün boşalma sahneleri konulmuş (şaşırmayın. dedik ya porno filmden görüntüler var diye?). Bu şarkının güzelliği daha güzel anlatılamazd sanırımı.. Bu şarkı 5 dakikalık bir orgazmdır ve finali de orgazmın doruk noktasıdır, boşalma gibidir. Fakat klip hiçbir şekilde (sansurlenemez, sansurlenirse ortada klip diye bi şey kalmaz) hiçbir müzik kanalında, bırakın müzik kanalını Youtube'ta bile gösterilemeyecek sanırım. Ama zaten grubun reklama dahi ihtiyacı olmadığını düşünüyorum, onlar da hemfikir olmalılar ki böyle bir klip yapmışlar.&lt;br /&gt;(http://special.the-raft.com/massiveattackdvd/paradisecircus_full.swf)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müzisyenler yaşları ilerledikçe üretkenliklerini yitirirler bir yanılgı, saçma bir düşüncedir. Massive Attack'a bana bunu bir kez daha kanıtladığı için teşekkür ediyorum, bir sonraki albumleri için bir daha 7 yıl beklememelerini diliyor, gözlerinden ve dumanlı kafalarından öpüyor esenlikler diliyorum..&lt;br /&gt;Ama heralde bu kadar güzel bi album bi daha yapamazlar yea? Yaparlar mı lan acaba?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-2782087322730206143?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/2782087322730206143/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=2782087322730206143&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/2782087322730206143'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/2782087322730206143'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2010/02/heligoland.html' title='Heligoland'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S4WUCOWKeXI/AAAAAAAAARg/TNOVwYkJ6M8/s72-c/ma_heligoland_lores_drk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-3846218225296807190</id><published>2010-01-27T19:47:00.000-08:00</published><updated>2010-01-27T23:18:50.399-08:00</updated><title type='text'>Micmacs à tire-larigot</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S2EKDduyauI/AAAAAAAAARY/7h8DS4X9nDc/s1600-h/micmacs_a_tire-larigot.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 273px; height: 364px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S2EKDduyauI/AAAAAAAAARY/7h8DS4X9nDc/s400/micmacs_a_tire-larigot.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5431633680222284514" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Micmacs en sevdiğim 'masal anlatıcısı' Jean-Pierre Jeunet'nin yıllardır beklediğimiz yeni filmi. Harika fragmanından anladığımız kadarıyla film buram buram Jean-Pierre Jeunet kokuyor. Bu filmin Jeunet'nin 5 yıl aradan sonra çektiği ilk film olmasının dışında bir başka büyük önemi daha var. Önce Walt Disney'in bağımsız film şirketi olan Miramax'la, sonra Warner Bros'un bağımsız film şirketi olan Warner Independent Pictures'la çalışan ve son olarak bu filminde bağımsızlıktan çıkıp Warner Bros'la çalışan Jeunet tarz olarak bağımsız gibi gözükse de artık bağımsız değil ve bir şirkete bağlı. Umarım bu durum Jeunet'yi kısıtlamamıştır ki ben  Jamel Debbouze'la yaşanan anlaşmazlığı bu duruma bağlıyorum. Dogma95 akımını başlatıp, sonra dayanamayıp sonuna kadar ihlal ederek kendi lafını, kendi akımını yiyen Lars von Trier gibi (her ne kadar iyi ki ihlal etmiş, böylesine güzel filmler yapmış desek de) Jean-Pierre Jeunet de amerikan yapım şirketlerinin maddi cazibelerine dayanamayıp çarka dahil olmaya başladı sanırım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin fragmanından anladığımız kadarıyla, özellikle Amelie'nin renklerine ve anlatım tarzına çok yakın. Jeunet'nin favori oyuncusu Dominique Pinon yönetmenin diğer 4 filminin 3'ünde (delicatessen, la cite des enfants perdus ve amelie) olduğu gibi bu filmde de var. Filmin senaryosu yine her zamanki gibi Jean-Pierre Jeunet ve Guillaume Laurant tarafından yazılmış. Daha önce amelie ve un long dimanche de fiançailles'de birlikte çalıştığı görüntü yönetmeni Bruno Delbonnel'in yerine ise bu filmde japon görüntü yönetmeni Tetsuo Nagata var. Daha önce birlikte çalıştığı, alışık olduğu isimlerle çalışmayı seven Jeunet bu filminde başrol olan Bazil rolu için daha önce Amelie'de birlikte çalıştığı Jamel Debbouze'yi düşünmüş fakat daha sonra anlaşamamışlar ve rol Fransa'nın bir başka ünlü komedyeni Dany Boon'a gitmiş. Filmin galası geçtiğimiz eylül ayında Toronto International Film Festival'da yapıldı ve kasım, aralık aylarnda Fransa ve Amerika'da vizyon girdi. Ülkemizde ise ne zaman vizyona gireceği hatta girip girmeyeceği bile henüz belli değil.. Şimdilik fragmanıyla yetiniyoruz. Siz de izleyiniz, siz de yetininiz, esen kalınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;object height="247" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/xajmid&amp;amp;colors=background:878282;special:FC0000;&amp;amp;related=0"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/xajmid&amp;amp;colors=background:878282;special:FC0000;&amp;amp;related=0" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" height="247" width="320"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xajmid_micmacs-trailer-2_shortfilms"&gt;Micmacs trailer&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/shortfilms"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-3846218225296807190?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/3846218225296807190/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=3846218225296807190&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/3846218225296807190'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/3846218225296807190'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2010/01/micmacs-tire-larigot_27.html' title='Micmacs à tire-larigot'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S2EKDduyauI/AAAAAAAAARY/7h8DS4X9nDc/s72-c/micmacs_a_tire-larigot.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-6422334148746863829</id><published>2010-01-25T08:49:00.000-08:00</published><updated>2010-01-25T09:07:20.057-08:00</updated><title type='text'>Lhasa de Sela</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S13PIjbZOwI/AAAAAAAAARA/LQQfNIT-KSI/s1600-h/lhasa.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 342px; height: 228px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S13PIjbZOwI/AAAAAAAAARA/LQQfNIT-KSI/s400/lhasa.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5430724471534729986" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Pa'Llegar a tu Lado'da "önce kaybolmam, çok yol katetmem, yanmam lazımdı, yanına gelebilmek için" dedi.. Ve gitti... Çok yol katetti, yandı, kayboldu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece dinlediğim şarkılardan ve Youtube'taki canlı performanslarından tanıyorum onu. Başka bi şekilde de tanıyamazdım zaten. Yani hep bir aygıt aracı olmuş. Bi video kamera ya da ses kayıt cihazı.. İstediğim zaman videolarını izleyebilirim ya da şarkılarını dinleyebilirim.. Bunları yapmam için onun yaşaması gerekmez, biliyorum ama neden bilmiyorum sanki o bana çok yakınmış da artık uzaktaymış, yokmuş gibi geliyor. Halbuki hiç tanımadım ki onu, uzaktan bile görmedim hiç. Sesini de canlı canlı dinlemedim. Onu hep kolonlardan duydum. O beni hiç tanımadı ama ben onu 'kaybetmiş' gibi üzülüyorum. Onun gittiğine, bi daha hiç gelmeyecek olmasına çok üzülüyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hala onu dinliyorum. Biliyorum, dinlemem için yaşaması gerekmiyor. Bilmiyorum, ama garip bi şekilde ben onu özlüyorum... O güzel yüzünü, o güzel sesini, o güzel konuşmasını özlüyorum sanırım.. Hiç tanımadığım birini özlüyorum, gidişine üzülüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarım rahat uyursun, hakettiğin yere gidersin gibi saçmalıklara girmeyeceğim çünkü o yok oldu. O güzel ruhu da onunla birlikte yok oldu ama umarım kaybolunca gitmek istediği yerdedir şimdi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="480" height="295"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/ThwGKsjiZiw&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;color1=0x3a3a3a&amp;color2=0x999999"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/ThwGKsjiZiw&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;color1=0x3a3a3a&amp;color2=0x999999" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="480" height="295"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-6422334148746863829?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/6422334148746863829/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=6422334148746863829&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/6422334148746863829'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/6422334148746863829'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2010/01/lhasa-de-sela.html' title='Lhasa de Sela'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S13PIjbZOwI/AAAAAAAAARA/LQQfNIT-KSI/s72-c/lhasa.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-9059667023334032440</id><published>2010-01-21T17:06:00.000-08:00</published><updated>2010-01-22T08:39:02.548-08:00</updated><title type='text'>The Hurt Locker ve Kathryn Bigelow</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S1kCanrrBuI/AAAAAAAAAOw/6_oFETiaKuA/s1600-h/hurt_locker_poster2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 209px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S1kCanrrBuI/AAAAAAAAAOw/6_oFETiaKuA/s400/hurt_locker_poster2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5429373482123855586" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, kısırlığından dem vurduğum, eski ihtişamını, bereketini yavaş yavaş kaybettiğini düşündüğüm Amerikan sinemasının bu yıl izlediğim açık ara en iyi filmi The Hurt Locker. Açık ara olması da az önce bahsettiğim kısırlığın bir sonucu. Eskiden Forrest Gump'ın The Shawshank Redemption ve Pulp Fiction'dan oscarı kaptığına üzülürken, şimdi anca bir filmi açık ara favori gösterebiliyoruz. O da tabi ki The Hurt Locker.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The Hurt Locker sadece bu yıl değil genel olarak da izlediğim en iyi savaş filmlerinden biri diyebilirim. Ne duygu sömürüsü var, ne sıradan olmayan abartılı bir durum, ne 'heroic' bir kahraman (bi türlü ölemeyen bir karakterimiz mevcut tabi ama o da bilmiyor neden bi türlü ölmediğini) ne de taraflı bakış açısı var filmde. Çekim teknikleri, oyunculuğu, anlatımı, hızlı geçişleri ve konusu bir belgesel izliyormuş hissi veriyor. Ayrıca yardımcı olmak amacıyla filmde yer alan Guy Pearce, David Morse ve Ralph Fiennes gibi isimleri de ufak rollerde görüyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıkçası filmi izlemeden önce Bigelow'un övüldüğü kadar güzel bir film yapmış olabilmesine bir ihtimal vermemekle beraber (kadın olmasından dolayı değil, james cameron'ın eski eşi olduğundna dolayı. e körle yatan şaşı kalkar) en iyi yönetmen adaylıklarını da sırf ''kadın savaş filmi çekmiş bak görüyo musun'' denilerek verildiğini düşünüyordum. Kadınlar salak değil elbette. Savaş filmi de çekebilirler, romantik komedi de, bilim kurgu da, porno da...  Ama izledikten sonra anladım ki gerçekten alakası yokmuş. Bu filmi bir erkek çekseydi de eminim aynı derecede beğenirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm eleştirmenler ve daha önce katıldığı festivallerde aldığı ödüller de benimle hemfikir olacak ki Bigelow'un önce golden globe'u sonra da oscar'ı alacağını söylüyordu ama golden globe'tan eli boş döndü ve en iyi yönetmen ve en iyi film ödüllerini eski kocası James Cameron'a kaptırdı, o da Cameron'ın ödülü aldıktan sonra onun hakkında söylediği övgü dolu sözleriyle yetinmek zorunda kaldı. Ben bu yıl Oscar'ın yine Oscar'lık yapıp, sırf beni yanıltmak, benim ödül almasını istediklerimi istememek gibi bir takıntısı olduğu için ödülü James Cameron'a vereceğini düşünüyorum. En iyi filmden umudum yok. Ödül Avatar'a gitmezse Inglorious Basterds'a gider. Inglorious Basterds  alırsa üzülmem ama Avatar alırsa sanırım üzülürüm. The Hurt Locker ve Inglorious Basterds varken en iyi film ödülünü haketmiyor Avatar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarım bu eski karı-koca mücadelesinden Bigelow galip çıkar, Oscar tarihinin ilk en iyi yönetmen ödülü alan kadın yönetmeni olur. Hayat da bayram olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S1kCIpeuwII/AAAAAAAAAOo/J-iftNwnusg/s1600-h/hl-000111.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 269px; height: 269px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S1kCIpeuwII/AAAAAAAAAOo/J-iftNwnusg/s400/hl-000111.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5429373173368799362" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-9059667023334032440?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/9059667023334032440/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=9059667023334032440&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/9059667023334032440'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/9059667023334032440'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2010/01/hurt-locker-ve-kathryn-bigelow.html' title='The Hurt Locker ve Kathryn Bigelow'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S1kCanrrBuI/AAAAAAAAAOw/6_oFETiaKuA/s72-c/hurt_locker_poster2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-5041874212486298248</id><published>2010-01-09T04:23:00.000-08:00</published><updated>2010-01-09T04:30:57.674-08:00</updated><title type='text'>Damien Rİce - I Remember</title><content type='html'>Bilmemkaç yıldır her izleyişimde heyecanlanırım, ilk seferki gibi etkilenirim. Portishead'in Roseland, Metallica'nın S&amp;amp;M ve Damien Rice'ın nerde ne zaman nasıl olduğu konusunda en ufak bir fikrimin dahi olmadığı bu harika konseri... Üçü de seyircilerine en çok özendiğim, en çok bulunmak istediğim konserlerdir.. En bi etkileyicisi de I remember... Ayrıca Damien Rice'a her ne kadar büyük bir saygı duysam da Lisa Hannigan gibi bir büyücüyü bıraktığı için de ayrı bir kızgınım, onu da belirtmeden geçmeyeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/mYPCYboEpmk&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;color1=0x3a3a3a&amp;color2=0x999999"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/mYPCYboEpmk&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;color1=0x3a3a3a&amp;color2=0x999999" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-5041874212486298248?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/5041874212486298248/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=5041874212486298248&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/5041874212486298248'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/5041874212486298248'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2010/01/damien-rice-i-remember.html' title='Damien Rİce - I Remember'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-3687703246492898948</id><published>2010-01-02T14:21:00.000-08:00</published><updated>2010-01-02T14:26:01.806-08:00</updated><title type='text'>Chris Isaak</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Sz_HnJEsn0I/AAAAAAAAAOU/VVRjgfhFdx4/s1600-h/Chris-Isaak-Wicked-Game-374898.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 276px; height: 283px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Sz_HnJEsn0I/AAAAAAAAAOU/VVRjgfhFdx4/s400/Chris-Isaak-Wicked-Game-374898.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5422271951641812802" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;&lt;br /&gt; ''Nobody loves no one...''&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-3687703246492898948?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/3687703246492898948/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=3687703246492898948&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/3687703246492898948'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/3687703246492898948'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2010/01/chris-isaak.html' title='Chris Isaak'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Sz_HnJEsn0I/AAAAAAAAAOU/VVRjgfhFdx4/s72-c/Chris-Isaak-Wicked-Game-374898.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-6149166414088204660</id><published>2010-01-01T07:48:00.000-08:00</published><updated>2010-01-01T09:56:12.873-08:00</updated><title type='text'>Vavien ve pek çok şey</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Sz4jSlqjNZI/AAAAAAAAAOM/U1LYKViJ6v4/s1600-h/vavien-afis.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 297px; height: 411px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Sz4jSlqjNZI/AAAAAAAAAOM/U1LYKViJ6v4/s400/vavien-afis.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5421809803655853458" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Türkiye'de hiç denenmemiş bir tarzı olan, tam olması gerektiği gibi bir kara komedi Vavien. Ailesinin elektrikçi dükkanında çalışırken öğrendiği fakat defalarca denemesine rağmen bir türlü yapamadığı vavien bir elektrik düzeneği. Hepimizin evinde olan çok basit bir düzenek. Elektriğin bir yerden açılıp diğer bir yerden kapatılmasını sağlayan bu düzenek Engin Günaydın'a göre bundan çok daha fazlasını anlatıyor ve hiç de basite indirgenmemesi gerekiyor. Engin Günaydın bu düzenekten yola çıkarak ve yılların birikimi sonucunda yazdığı senaryosunu Taylan biraderlerin ellerine teslim etmiş. Okul gibi gudik bir filmle büyük tepkimi çektikten sonra Küçük Kıyamet gibi harika bir filmle aklımı başımdan alan, bir öyle bir böyle giden, ne yapmaya çalıştıklarını bir türlü anlayamadığım bu iki kardeş Vavien'le tekrar takdirimi kazandı ve artık Okul'u bu iki adama yakıştıramaz oldum. Özellikle Engin Günaydın'ın -her ne kadar sona doğru ciddi bir düşüş gösterse de- pek güzel senaryosu ve oyunculukların mükemmelliği de yardımına koşmuş biraderlerin ve ortaya harika bir film ortaya çıkmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu adamların çektikleri filmlere baktığımızda söylediğim gibi beğeni sıram eskiden yeniye doğru yükseliyor.  Okul&gt;&gt;&gt;Küçük Kıyamet&gt;&gt;&gt;Vavien. Bu üç filmden en çok izleneni (ve şahsi kanaatimce en kötüsü) Okul. 800 küsür bin kişi tarafından izlenmiş. Sonra Küçük Kıyamet yaklaşık 400.000 kişi tarafından izlenmiş. Sonraki film Vavien ise beklentilerin çok altında kalarak ilk hafta sadece 30.000 kişi tarafından izlenmiş ve iki haftada 80 küsür bin kişi tarafından izlenmiş. Okul'a yetişmesi gibi bir ihtimal zaten sözkonusu değil ama böyle giderse Küçük Kıyamet'e yetişmesi de çok zor gözüküyor.. Konuyu 'Recep İvedik de 4 milyon kişi tarafından izlendi'ye getirmek istemiyorum. Ama neden Vavien, Kıskanmak, Pandora'nın Kutusu, İki Dil Bir Bavul, Üç Maymun gibi filmler de en azından bi 100.000'i aşamıyor. Neden Amerika'da The Hangover hasılatını 3'e katlıyor ama bir yandan da Little Miss Sunshine gibi bağımsız bir film de The Hangover gibi hasılatını bilmemkaça katlayabiliyor. Neden Türkiye'de o da o da izlenmiyor? Sorun bilet fiyatları mı? E neden Recep İvedik'e giderken para bulunuyor da Kıskanmak gibi bir filme bulunmuyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu soruların cevabını Taylan Biraderlerin Çarşamba günü Bahçeşehir Üniversitesi'ndeki söyleşilerinde buldum sanırım. Filmi geçen hafta izledim ve Bahçeşehir Üniversitesi'nde okuyan bir arkadaşımın sayesinde Taylan Biraderler ve Engin Günaydın'ın Vavien hakkında bir söyleşi yapacaklarını duydum. Çarşamba günü koşa koşa gittim söyleşiye. Söyleşiye katılım düşüktü, salon oldukça küçük olmasına rağmen boşluklar vardı. Taylan Biraderler ve Engin Günaydın sık sık filmin izleyici sayısının beklentilerinin altında olduğundan, Türkiye'de iyi filmlere seyircinin ilgi göstermediğinden, Vavien'i  sırf para kazanmak için çok farklı bir film haline getirebilecekken getirmediklerinden bahsettiler.  Bunların üzerine Bahçeşehir Üniversitesi öğrencilerinden şöyle sorular geldi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-madem bu filmi para kazanmak için yapmadınız, o zaman niye yapıyosunuz?&lt;br /&gt;-devamlı iyi filmlere az seyircinin gittiğinden şikayet ediyorsunuz. hiç kendi filminizin ve iyi olduğunu söylediğiniz filmlerin kötü olduğunu, kendinizi nasıl düzeltebileceğinizi düşündünüz mü?&lt;br /&gt;-ben 'burhan altıntop tokat'ta' diye bi film yapsaydınız daha mutlu olurdum. neden öyle bi film yapmadınız ki? ehemehe.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burda amacım 'Bahçeşehir Üniversitesi öğrencileri de böyleler işte' demek değil tabi ki. Zira ben de Kadir Has Üniversitesi'nde okuyorum ve 'Vakıf üniversitesi öğrencisi değil mi işte? Hepsi aynı. Bi boktan anlamayan, ot gibi insanlar' yakıştırmaları yapan bireylerden ben de zerre hazetmiyorum. Olay burda söyleşinin Bahçeşehir Üniversitesi'nde olmuş olması değil, bu soruların genel sinema seyirci profilini yansıttığıdır. Sanırım Türkiye'de emek harcanarak, beyin patlatılarak, 'düşünülerek', farklıyı arayarak çekilen filmler bu tarz sorular soran Türk izleyicisi yüzünden izlenmemeye mahkum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu blogu 3-5 kişinin okuduğunu biliyorum. Gerçi pek de umrumda değil kaç kişinin okuduğu ama pek 'bir rica edilecek yer' olmadığını biliyorum açıkçası. Ama ben yine de rica ediyorum lütfen bu ve bunun gibi filmlere gidin, görün. En azından etrafta hakkında olumlu eleştiriler okuduklarınız, duyduklarınızı görün. Görün ki bu adamlar bizlere ya da yapımcılar bu adamlara küsmesin, en kısa zamanda daha güzel şeyler ortaya çıkarabilsinler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-6149166414088204660?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/6149166414088204660/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=6149166414088204660&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/6149166414088204660'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/6149166414088204660'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2010/01/vavien-ve-pek-cok-sey.html' title='Vavien ve pek çok şey'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Sz4jSlqjNZI/AAAAAAAAAOM/U1LYKViJ6v4/s72-c/vavien-afis.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-2570637684045827678</id><published>2009-12-26T09:37:00.000-08:00</published><updated>2009-12-26T10:45:13.580-08:00</updated><title type='text'>Tom Smith</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SzZZg7EXE6I/AAAAAAAAAN8/frYSmQyBmX8/s1600-h/tomsmith.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 315px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SzZZg7EXE6I/AAAAAAAAAN8/frYSmQyBmX8/s400/tomsmith.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5419617623733638050" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Evet efendim hepimizin bildiği üzre bu beyfendi güzide ingiliz grup Editors'ın pek değerli ingiliz vokali. Aynı zamanda grupta biri piyano çalması gerektiği zaman da pek çok ingiliz grupta olduğu gibi (queen, coldplay, muse ve daha niceleri) gibi oturuyo piyanonun başına efendi efendi çalıyor piyanosunu. Arada gitar da çalıyor. Yani pek marifetli bi adam bu.&lt;br /&gt;Şimdi efendim bunlar iyi güzel de tanrı bi de bunlar yetmiyormuş gibi bir ses vermiş bu adama, hangi şarkısını dinlerseniz ''doğru diyosun abi haklısın valla'' dedirtiyor, zira o sesle söylenen herhangi bir şeye katılmamak elde değil. O nası bi ses paşam? Hayır tamam Interpol'un Paul Banks'inde (ki çoğu zaman sık sık kıyaslanırlar), Madrugada'nın Sivert Høyem'inde de (evet itiraf ediyorum o h ve y arasındaki garip iskandinav harfini wikipedia'dan çaldım)  böyle ses var ama hiçbiri bunun kadar güçlü ve etkileyici değil benim gözümde. En azından canlı performans videolarından anladığım kadarıyla Tom Smith bir adım öne geçiyor. Hayır yani çok tepki çekeceğinden, kalabalıkların üstüme yürüyeceğinden korkmasam bu çocuğun sesi Nick Cave'den bile daha vurucu daha bi etk.. eeöö tamam sustum. Siz o son cümleyi okumamış, beni de öyle bi şey dememiş farzedin ve bu harika sesli adamın sesine ve harika sahne performansına benim gibi abartmayarak 'makul derecede' hayran olun (videonun düşük kalitesi ve o gudik get ringtone yazısı için özür dilerim. sinir bozuyor biliyorum ama ordaki hq butonu videoyu biraz daha çekilir kılıyor. iyi seyirler..):&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/qdclnO_uicI&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;color1=0x3a3a3a&amp;amp;color2=0x999999"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/qdclnO_uicI&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;color1=0x3a3a3a&amp;amp;color2=0x999999" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;a class="pvakvcenuyklzimbwncg" href="http://www.youtube.com/v/qdclnO_uicI&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;color1=0x3a3a3a&amp;amp;color2=0x999999"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a class="pvakvcenuyklzimbwncg" href="http://www.youtube.com/v/qdclnO_uicI&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;color1=0x3a3a3a&amp;amp;color2=0x999999"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a class="pvakvcenuyklzimbwncg" href="http://www.youtube.com/v/qdclnO_uicI&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;color1=0x3a3a3a&amp;amp;color2=0x999999"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a class="pvakvcenuyklzimbwncg" href="http://www.youtube.com/v/qdclnO_uicI&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;color1=0x3a3a3a&amp;amp;color2=0x999999"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a class="pvakvcenuyklzimbwncg" href="http://www.youtube.com/v/qdclnO_uicI&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;color1=0x3a3a3a&amp;amp;color2=0x999999"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a class="pvakvcenuyklzimbwncg" href="http://www.youtube.com/v/qdclnO_uicI&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;color1=0x3a3a3a&amp;amp;color2=0x999999"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a class="pvakvcenuyklzimbwncg" href="http://www.youtube.com/v/qdclnO_uicI&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;color1=0x3a3a3a&amp;amp;color2=0x999999"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a class="pvakvcenuyklzimbwncg" href="http://www.youtube.com/v/qdclnO_uicI&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;color1=0x3a3a3a&amp;amp;color2=0x999999"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-2570637684045827678?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/2570637684045827678/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=2570637684045827678&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/2570637684045827678'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/2570637684045827678'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/12/tom-smith.html' title='Tom Smith'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SzZZg7EXE6I/AAAAAAAAAN8/frYSmQyBmX8/s72-c/tomsmith.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-4850968414280737299</id><published>2009-12-24T04:57:00.000-08:00</published><updated>2009-12-24T12:21:49.350-08:00</updated><title type='text'>Avatar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SzNu0axZhOI/AAAAAAAAANk/2e2UcoKRMiI/s1600-h/neytiri_female_in_avatar-wide.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 420px; height: 262px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SzNu0axZhOI/AAAAAAAAANk/2e2UcoKRMiI/s400/neytiri_female_in_avatar-wide.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418796623475606754" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;James Cameron bir deli mi yoksa bir ilah mı? Hangisi olduğuna bir türlü karar veremedim ama bir senaryo yazma özürlü olduğu apaçık ortada... Piranha'dan beri (bi kısmını kendi yarattığı) klişelerden kurtulamadı. Filmde klişelerden dolayı her ne kadar bi çok kez öffleyip püflesem de, büyük bi kısmını da 'vaoov' nidaları eşliğinde güçlü görselden dolayı parıl parıl olmuş, şaşı  gözlerle izledim ve bayıldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilerde nasıl bizlere lumiereleri, meliesleri, eisensteinları, kuleshovları anlatıyorlarsa sanırım ilerde james cameron'ı özellikle bu filminden yola çıkarak anlatacaklar. Saydığım isimler nasıl sinema tarihinde devrimler yaptı, yaptıklarıyla sinema tarihine damga vurduysa Cameron'ın Avatar'ı da öyle büyük bir devri başlatacak sanırım. Bu film bize bu günlerde her ne kadar cgi'ın geldiği son nokta gibi gelse de aslında bi başlangıç, uyuyan devin uyanışıdır. Evet lotr da büyük etkendir cgi'ın gelişiminde (hatta james cameron da gollum'u gördükten sonra 6 yıldır aklında olan avatar'ı çekme kararı vermiş) ama 3d olması, çok fazla gerçek oyuncuyla çalışılmış olması (yamulmuyorsam lotr'da bi tek gollum gerçekti)  ve lotr'a göre çok büyük kısmının (%60) cgi olması dolayısıyla lotr'dan bi kaç adım ötede Avatar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avatar cgi denen olayın habercisi ve miladırır gözümde. Onun dışında ise film hakkında söylenecek en önemli şey sonsuz bir hayal gücüyle yepyeni bir gezegen yaratıldığıdır (her ne kadar na'viler afrika kabilelerine benzese, konu da amerikalıların kızılderililerin dünyasını işgal etme hikayesine benzese de). En kısa zamanda bu mükemmel tecrübeyi edininiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-4850968414280737299?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/4850968414280737299/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=4850968414280737299&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/4850968414280737299'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/4850968414280737299'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/12/avatar.html' title='Avatar'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SzNu0axZhOI/AAAAAAAAANk/2e2UcoKRMiI/s72-c/neytiri_female_in_avatar-wide.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-5595715322584065409</id><published>2009-12-12T18:56:00.000-08:00</published><updated>2010-05-13T14:46:57.369-07:00</updated><title type='text'>Mark Renton (a.k.a. Rent-Boy)</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SyRYa-7iIUI/AAAAAAAAANc/YS0D8irtbGg/s1600-h/enton.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 360px; height: 254px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SyRYa-7iIUI/AAAAAAAAANc/YS0D8irtbGg/s400/enton.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5414549872598720834" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; ''&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;We would have injected vitamin C if only they had made it illegal!&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;''&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-5595715322584065409?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/5595715322584065409/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=5595715322584065409&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/5595715322584065409'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/5595715322584065409'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/12/mark-renton-aka-rent-boy.html' title='Mark Renton (a.k.a. Rent-Boy)'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SyRYa-7iIUI/AAAAAAAAANc/YS0D8irtbGg/s72-c/enton.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-74325331329397066</id><published>2009-12-04T14:13:00.000-08:00</published><updated>2009-12-04T14:47:41.332-08:00</updated><title type='text'>Trembling Blue Stars - Idyllwild</title><content type='html'>Son zamanlarda dinlediğim en samimi, en güzel şarkı bu. Tek bi şarkıda bu kadar çok mükemmelliğin bir arada olduğunu görmeyeli uzun zaman olmuştu.. Vokalin güzelliği, samimiliği, müziğin vokalle uyumu ve o sözleri.. Geride kalan kısacık hayatı olabilecek en güzel şekilde, tüm içtenliğiyle anlatıyo. Geriye baktırıp üzmüyo, yüzde hüzünlü bi gülümseme bırakıyo.. Bununla yatıp, bununla kalkıyorum. Bilmemkaç yıl sonra da bu şarkıyı dinledikten sonra bu zamanlarımı da özleyip yüzümde hüzünlü bi gülümseme olmasını istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lütfen ısrarla edinin, dinleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/XpRbHJ5IoLU&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;color1=0x3a3a3a&amp;color2=0x999999"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/XpRbHJ5IoLU&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;color1=0x3a3a3a&amp;color2=0x999999" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-74325331329397066?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/74325331329397066/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=74325331329397066&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/74325331329397066'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/74325331329397066'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/12/trembling-blue-stars-idyllwild.html' title='Trembling Blue Stars - Idyllwild'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-5201660644124759193</id><published>2009-11-28T16:01:00.000-08:00</published><updated>2009-12-02T15:08:18.068-08:00</updated><title type='text'>Serge Gainsbourg (Vie Héroïque )</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SxHC4E_yyAI/AAAAAAAAAMk/Dch72-sEQs8/s1600/SG004.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 355px; height: 332px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SxHC4E_yyAI/AAAAAAAAAMk/Dch72-sEQs8/s400/SG004.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5409318896118450178" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Hayatına en çok ilgi duyduğum adamlardan biridir Serge Gainsbourg. Aykırı hayatı ve tavırları onu hep uç noktalarda yaşatsa da olağanüstü yeteneğinden dolayı hiçbi zaman toplum tarafından reddedilemedi. Hayatına böylesine ilgi duyduğum bu adamın hayatının filme çekilmiş ve gelecek yıl vizyona girecek olduğunu öğrendiğimden beri yüzümde amaçsız bi gülümseme var, şimdiden çok heyecanlıyım, çok mutluyum. Hele ki trailerını izledikten sonra 2:30 dakika sonunda ağzımın sularının bolca aktığını farkettim. Neyse efendim daha fazla zırvalamıyım ve sizleri birkaç yıl önce itu sözlük'te serge gainsbourg başlığına yazdığım biyografi tadındaki entryle ve daha şimdiden harika olacağını bildiğim o muhteşem filmin trailerıyla başbaşba bırakıyım.. Bu arada Jane Birkin'i canlandıran Lucy Gordon'ın film post-production aşamasındayken hayatını kaybettiğini de belirtelim. Rip.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serge Gainsbourg, 2 nisan 1928 paris doğumlu müzisyen, besteci, aktör, ressam, sanatla ilgili herbi şey, bildiğin sanatçıdır.. Biri besteci, bir diğeri ise katılımcı kimliğiyle olmak üzere iki kez eurovision tecrübesi olmuş fakat ikisinde de ülkesi Fransa’yı değil Luksemburg ve Monaco’yu temsil etmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eurovision sayesinde adını duyurmayı başardıktan sonra onu iyiden iyiye meşhur eden je t’aime moi non plus adlı şarkısını çıkardı. Daha sonra brigitte bardot ile bir birliktelik yaşadı. Orgazm seslerinin olduğu bu şarkı Drigitte Bardot ile kaydedilmiş ancak brigitte bardot Serge Gainsbourg’dan ayrıldıktan sonra bu şarkının kendi orgazm sesleriyle yayınlanmasını istememiştir. Bunu üzerine Serge de sanki ’aha ben de yeni sevgilimin orgazm sesleriyle yaparım ulan bu şarkıyı’ dercesine bu şarkıyı Bardot’dan katbekat güzel olan, dünyalar güzeli taptığım kadın Jane Birkin ’le kaydetmiştir. Evet burdan da anlaşılacağı üzere Jane Birkin’in ilk müzik tecrübesi orgazm sesleriyle olmuştur. İyi ki de olmuştur orası doğru tabi ama ilginç bir başlangıç olmuş doğrusu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse efendim Serge’nin bu şarkısından sonra Vatikan bu şarkının yasaklanmasını istemiştir. Birçok ülkede radyoda bile çalınması yasaklanmıştır. Bu yıllardan sonra kariyerine Jane Birkin’le devam etmiştir. 1971 yılında kendisiyle bir de konsept albumu çıkarmıştır. Sonra 1975 yılında nazileri eleştirdiği şarkılardan oluşan bir album çıkarmıştır. Bu album yine çokça tepki toplasa da ilgi gösterenler ve beğenenler de oldukça fazla olmuştur.. Bu çılgın adam bununla da kalmamış, 1978 yılında fransa ulusal marşını raggae tarzında yorumlamış ve işi iyice çığrından çıkarttığını düşünen bazı kimseler tarafından ölümle tehdit edilmiştir.. Yani kısacası bu yıllarda eşşeeen şeyine suyu kaçırmıştır.. Vukuatları bununla da bitmemiş o yıllarda fransa’nın en ünlü talk-showuna sarhoş sarhoş çıkış üstüne bi de Whitney Houston’a küfürlü bi şekilde iltifat etmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunca vukuatı olmasına, bilmemkaç kez ölüm tehdidi almasına, fransız vatandaşlığından atılma raddesine gelmiş olmasına ve bütün fransa tarafından nefret edildiği sanılmasına rağmen 2 mart 1992 günü öldükten sonra, o dönemin cumhurbaşkanı François Mitterrand cenaze töreninde konuşma yapmış, ölümünden ne kadar büyük üzüntü duyduğunu belirtmiştir.. Bütün Fransa, o giderken ayakta alkışlamıştır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatını hep kalburüstü, cesurca, bildiği gibi yaşamış ve jazz, rock, pop, raggae, hip-hop ve daha birçok tarzda şarkılar yapmış, söylemiş, söyletmiştir.. Birçok tarza öncü, birçok sanatçıya ilham kaynağı olmuştur. Benim gözümde tam bir sanatçıdır bu çirkin adam. Ama herkes bi şey için kızıyo ya ona ben de Jane birkin gibi bir güzelliği ve yeteneği oyuncağı gibi kullanıp harcadığı için kendisine pek bir kızıyorum.. Ama sonra şarkılarını dinliyorum, bütün sinirim geçiyo..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yattığı yerde iyi uyusun, rahat uyusun..&lt;br /&gt;amin. Rip.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://www.metacafe.com/fplayer/yt-Gkn0HTADiYo/teaser_gainsbourg_vie_heroique_bande_annonce.swf" width="400" height="345" wmode="transparent" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always" name="Metacafe_yt-Gkn0HTADiYo"&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br&gt;&lt;font size = 1&gt;&lt;a href="http://www.metacafe.com/watch/yt-Gkn0HTADiYo/teaser_gainsbourg_vie_heroique_bande_annonce/"&gt;Teaser: Gainsbourg (Vie Heroique) Bande Annonce&lt;/a&gt; - &lt;a href="http://www.metacafe.com/"&gt;Click here for more free videos&lt;/a&gt;&lt;/font&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-5201660644124759193?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/5201660644124759193/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=5201660644124759193&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/5201660644124759193'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/5201660644124759193'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/11/serge-gainsbourg-vie-heroique.html' title='Serge Gainsbourg (Vie Héroïque )'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SxHC4E_yyAI/AAAAAAAAAMk/Dch72-sEQs8/s72-c/SG004.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-6797603243930083793</id><published>2009-11-10T07:20:00.000-08:00</published><updated>2009-11-14T14:09:12.355-08:00</updated><title type='text'>(500) Days of 'Summer'</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SvnJow9DVgI/AAAAAAAAAMc/Ted8hXBZPC8/s1600-h/6a00d09e612638be2b01240b64cb28860e-500pi.png"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 332px; height: 370px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SvnJow9DVgI/AAAAAAAAAMc/Ted8hXBZPC8/s400/6a00d09e612638be2b01240b64cb28860e-500pi.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5402570930180544002" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bir aşk filmi mi yoksa bir erkeğin bir kızla tanışma hikayesi mi? Aşk filmi olmadığı kesin ama erkeğin bir kızla tanışma hikayesi de biraz hafif bi tanımlama olur sanırım. Bildiğim tek bi şey var o da Summer karakterinin (zooey deschanel gibi bir güzellik sayesinde, ay lav zooey deschanel) bugüne kadar yaratılan en orijinal karakterlerden biri olduğu. Ne bundan önce yapılmış romantik komedi filmlerindeki karakterlere benziyo ne de başka filmlerdeki karakterlere. Belki kolay, karşımıza çıkabilecek hatta çıkmış bi karakter ama sinema için kesinlikle çok orijinal. Filmin yönetmeni Marc Webb karakterin iç dünyasına pek girmeyerek hem Tom'u daha önplana çıkarıp filmi aşk filmi yakıştırmasından kurtarmak, hem de Summer'ı anlaşılamaz, çözülemez, mistik kılmaya çalışmış. İşte bu nerdeyse hepimizin en az bi kere karşılaştığı, bizleri kahreden pis karakter pek güzel işlenmiş filmde. Kendimizi Tom'un yerine koyuyoruz. Biz Tom'uz ve Summer'ın duygularını, düşüncelerini hiçbir zaman anlamıyoruz. Bize neden hem yakın hem de uzak? Mutluyken, her şey yolundayken neden gülüşündeki sıcaklığı hissedemiyoruz, onun da mutlu olduğunu anlamıyoruz? Mutluysa neden kendini çekiyo? Sinemada neden ağladı? Neden elini tutmak istediğinde elini çekti sonra öpüp evine gitti? Biz de bilmiyoruz... Aynı gerçekte olduğu gibi. Her şey belirsiz. Bütün bunlar sayesinde Summer orijinal bir karakter, film de oldukça samimi bizi bize anlatan bi film oluyo. Summer güzel bir karakter... Hatta romantik-komedi filmlerinde çığır açabilecek bir karakter Summer. Umarım açar da bize 20 yıldır aynı şeyleri izleten klasik romantik-komedi filmlerinde yeni bi şeyler görmeye başlarız. Ayrıca Tom'un love will tear us apart tişörtünü çok kıskandığımı belirtmek isterim hatta şu an hala kıskanıyorum. Çok güzel bi tişört lan..&lt;br /&gt;He bi de:&lt;br /&gt;PENIS!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-6797603243930083793?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/6797603243930083793/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=6797603243930083793&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/6797603243930083793'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/6797603243930083793'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/11/500-days-of-summer.html' title='(500) Days of &apos;Summer&apos;'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SvnJow9DVgI/AAAAAAAAAMc/Ted8hXBZPC8/s72-c/6a00d09e612638be2b01240b64cb28860e-500pi.png' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-5940699479516233991</id><published>2009-11-08T10:11:00.000-08:00</published><updated>2009-11-22T12:50:24.185-08:00</updated><title type='text'>En iyi 5 - Gelecek vaat eden aktrisler</title><content type='html'>Neden insanlar dünyanın en iyi aktörü kim sorusunun cevabını ararken robert de niro, al pacino, jack nicholson, dustin hoffman, sean penn ve daha nice birbirinden kült oyuncu arasından karar veremezken kadın oyuncusu kim diyince direk 'eeöö.. meryl streep!' der? Hollywood -her fırsatta söylemekten sıkıldığım- bir bağyan oyuncu sıkıntısı yaşıyor. Yani aktörlerde olan tahttan indirme durumu kadın oyuncularda yok. Zira tahtta ya da tahtlarda oturan doğru düzgün kadın oyuncu sayısı çok az. Bu durumu kökten çözebilecek, hollywood'un bel bağladığı en önemli 5 30 yaşaltı aktrisin şöyle olduğunu ya da olması gerektiğini düşünüyorum efendim (yine gıcıklık yapıp 1 numaradan başlıyorum tabi ki):&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Natalie Portman:&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Svce5JL_4OI/AAAAAAAAALM/lm55uHUo7vA/s1600-h/natalie.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 385px; height: 270px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Svce5JL_4OI/AAAAAAAAALM/lm55uHUo7vA/s400/natalie.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401820245121818850" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İstisnasız her filminde beni şaşı yapmayı başarmış ender oyunculardan biri bu bayan. Daha 13 yaşındayken belliydi bunun böyle olacağı gibi bir klişeye sığınmayacağım zira en iyi performansını leon'da değil de garden state'te sergilediğini düşünüyorum. Henüz 13 yaşında oldukça büyük bir çıkış yakaladıktan sonra Heat gibi bir filmde yer almış olması onu daha da yükseltti ve kariyerini oldukça akıllıca yönlendirdikten sonra hollywood'un en önemli aktrislerinden biri oldu. Eminim ki rol seçiyor ve saçma sapan rol tekliflerini reddediyor aman ne de güzel yapıyor. Her türlü rolde başarılı olabileceğini göstermeye çalışsa ve bunu başarsa da ben kendisine bir türlü vamp kadın, femme fatale rollerini yakıştıramıyorum onu da belirtmeden geçemeyeceğim. Ayrıca, dünyanın en güzel kadını olmasının birinciliğinde pay sahibi olduğunu da nerden çıkardınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Zooey Deschanel&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SvcgbWRu8gI/AAAAAAAAALU/S-oVlDEy6GU/s1600-h/zooey.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 333px; height: 284px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SvcgbWRu8gI/AAAAAAAAALU/S-oVlDEy6GU/s400/zooey.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401821932262715906" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Şu 1'le 2'yi seçerken neler çektim bir bilseniz.. Ama sanırım yılların hatrıyla natalie portman 1 adım önce geçti ama aralarında pek fark olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Efendim bu Zooey Deschanel kişisi tam bir 10 parmağında 10 marifet insanıdır. O ne harikulade oyunculuk, o ne güzel ses, o ne doğallık, o ne güzelliktir öyle aman tanrım (bunları sayarken torununa karşı komşunun kızı Gülten'i ayarlamaya çalışan bir anane kıvamındaydım. evet).  Kendisini almost famous'la tanıdıktan sonra büyük bir salya akıntısıyla aynı güzellikte bir filmde bekledim ve sağolsun beni kırmadı, 3 yıl sonra all the real girls'te aynı güzellikte karşıma çıkarak beni pek mutlu etti. Çoktan benim gözümde en tepelere oturmuştu zaten. Hala da öyle. Umarım gelecekte sinema dünyasının en tepesine oturur..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Abbie Cornish&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SvcjTXkRgoI/AAAAAAAAALc/vp-eyO7qz70/s1600-h/bscap000.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 417px; height: 221px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SvcjTXkRgoI/AAAAAAAAALc/vp-eyO7qz70/s400/bscap000.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401825093704843906" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İtiraf ediyorum. Bu bayanı bir tek Candy'de doğru düzgün izleme şansına eriştim. Evet bu benim için bi şanstı çünkü iki kişiye odaklanan Candy tarzındaki filmlerde bugüne kadar izlediğim en iyi performanslardan birini izletti bana (hatta belki de en iyisiydi).  Ayrıca, şu an gözümde dünyanın en iyi kadın oyuncusu olan Nicole Kidman'ın vatandaşı olması sebebiyle de çok şeyler bekliyorum kendisinden. 2000'li yıllarda yavaş yavaş düşüşe geçen Nicole Kidman'ı tahtından ederse hiç şaşırmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- bryce dllas howard&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Svcj4Jyd5pI/AAAAAAAAALk/AAv-P_idR0U/s1600-h/05.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 294px; height: 273px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Svcj4Jyd5pI/AAAAAAAAALk/AAv-P_idR0U/s400/05.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401825725661439634" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;The Village'taki harika performansıyla dikkat çektikten sonra Manderlay ve Lady in the Water'la yaptığı hat trickle bizi ümitlendirdi fakat daha sonra düşüşe geçti. Spider-man ona pek yaramadı sanırım. Şimdi de 2011'de vizyona girecek olan twilight saçmalığının 3. filminde yer alacağı söyleniyor. Yeteneğini ve güzelliğini saçma filmlerle harcamaya kararlı olduğu için kızamıyorum kendisine zira hem kendisi hem de oyunculuğu pek güzel..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Dakota Fanning&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Svclp_7KEHI/AAAAAAAAALs/1cBoEOR16GY/s1600-h/bscap000.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 169px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Svclp_7KEHI/AAAAAAAAALs/1cBoEOR16GY/s400/bscap000.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401827681518620786" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Evvet! Herkesin beklediği oluyor ve sonunda küçük kızımız büyüyor.. Sanırım Dakota Fanning dışında hiçbir çocuk oyuncuyu bu listeye koymaya cesaret edemezdim, çocuk rolleriyle yetişkin rolleri arasında büyük farklar var ve çocuk oyuncular büyüdükleri zaman bazen büyük hayal kırıklığı yaratabiliyorlar ama tersi de olmuyor değil ve sözkonusu bu kız olunca işler değişiyor. Beni bugüne kadar en çok etkileyen çocuk oyuncu performanslarına imza attı bu kız ve push'la igili yazıda da belirttiğim gibi küçük yaşta önemli oyuncularla, büyük yapımlarda yer almış olması ona yaramış ve kendini oldukça geliştirmiş. Yapımcılar da pek bir seviyo onu. O da twilight'ın gişe başarısı karşısında hipnoz olup rol teklifini kabul etmiş ama o daha küçük hangi filmde oynasa yarar ona. Umarım ilerde küçüklüğündeki gibi performanslar izletir de bizleri yine etkilemeyi başarır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-5940699479516233991?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/5940699479516233991/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=5940699479516233991&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/5940699479516233991'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/5940699479516233991'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/11/en-iyi-5-gelecek-vaat-eden-aktrisler.html' title='En iyi 5 - Gelecek vaat eden aktrisler'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Svce5JL_4OI/AAAAAAAAALM/lm55uHUo7vA/s72-c/natalie.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-3352542566739808261</id><published>2009-10-25T12:59:00.000-07:00</published><updated>2009-11-16T13:49:23.592-08:00</updated><title type='text'>46. Antalya Altın Portakal Film Festivali ve biraz da Türk sineması</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SuS9m4sYl6I/AAAAAAAAALE/hAxgUhh_kKQ/s1600-h/IMG_7733+%28Large%29.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 267px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SuS9m4sYl6I/AAAAAAAAALE/hAxgUhh_kKQ/s400/IMG_7733+%28Large%29.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5396646729247922082" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Altın portakal film festivali Türkiye'nin en önemli film festivalidir. Afedersiniz ama bok öyledir. Hiç de öyle değildir. Gittim, gördüm ve hemen İstanbul'a dönmek için can attım. İstanbul film festivali'ni özledim de özledim. Noldu? Neden bu kadar sinirlendin? Anlat bize, dök içini dediğini duyar gibiyim benim pek sevgili ve anlayışlı okurum. Anlatayım. Efendim öncelikle festivalde beni en çok sinirlendiren juriden dem vurmak istiyorum. Hepinizin bildiği gibi bu yıl Erden Kıral'ın başkan olduğu juride Ömür Gedik, Mustafa Altıoklar, Mustafa Ziya Ülkenciler, İzzet Günay, Nurgül Yeşilçay, Sırrı Süreyya Önder,  Yavuz Bingöl ve Zeynep Oral vardı. Sanırım juri hakkında pek bir şey söylememe gerek yok her şey ortada ama ben Ömür Gedik'e yüklenmek, yüklendikçe yüklenmek sonra bir daha yüklenmek istiyorum. Jurinin gudikliğine, altın portakal organizatorlerine olan hıncımı Ömür Gedik'ten çıkarmak istiyorum. 'Aman Can'cım ne yaptı kızcağız sana? Ne bu sinirin?' demeyin. Hakediyor. Bu bayanın yazılarını okuyanlar pek iyi bilirler ki bu kadın ortalamanın da altında bir sinema eleştirmeni bırakın sinema eleştirmenini ortalamanın da altında bir sinema izleyicisidir. Yazılarında ''ay ben bu filmi çok beğendim, ay ben şu filmi hiç beğenmedim, şöyle yaptım böyle oldu, hababam sınıfı da çok güzeldi, geçen gün de kendime louis vitton'dan çok güzel bi çanta aldım''dan öteye gidemeyen oldukça yetersiz bir yazardır kendisi. Okuyanı, seveni, sinemadan anladığını düşünen vardır, ses etmem. Ama bu kadını alıp  ''Türkiye'nin (güya) en önemli film festivali''nde ulusal uzun metrajda jüri üyesi yapmak ne büyük terbiyesizliktir. Hadi tamam anladık gökten zembille iner gibi, torpille okuduğumuz gazetelere, televizyon kanallarına girebilmiş bu kadın. Ama festivale de girmesin, giremesin. E girdi malesef.. 3-4 tane filmde hep aynı adamı oynayan oyunculuk hakkında zerre bilgisi olmayan Yavuz Bingöl'ün, hala İstanbul Kanatlarımın Altında ve Ağır Roman'ın ekmeğini yiyen 2000'li yıllarla Emret Komutanım'a kadar düşen ve ondan başka bi şey yapamayan Mustafa Altıoklar'ın, sinemayla ne gibi bir alakası olduğunu anlayamadığım yazar Zeynep Oral'ın olduğu bir jüride yer aldı kendisi. Ve bu jüri belki de festivalin en kötü filmine (kime göre? bana göre.)  en iyi film ödülünü vermekle kalmadı 3 ödül daha verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bornova Bornova kötü bir filmdi çünkü kötü çekilmişti. Her ne kadar belki de bugüne kadar hiç eğilinmemiş bir konuya eğilse de senaryo kötü işlenmiş, arabeske kaçmış, üstüne bir de kötü bir kurgu ve sinematografi eklenince ortaya kötü bir film çıkmış. Ama gelin görün ki saygıdeğer jürimiz, bunların hepsini görmezden gelip ve muhtemelen kendi aralarında ''aa bornova bornova çok güzeldi valla. en iyi filmi ona verelim. kurgu mu? kurgu ne lan? ver onu da bornova bornova'ya diyerek onu da bornova bornova'ya verdi gitti.'' Damla Sönmez başka doğru düzgün yardımcı kadın oyuncu olmadığı, tek olduğu için ödülü aldı. Öner Erkan ise her ne kadar oldukça beğendiğim bir oyuncu olmasına rağmen ödülü haketmedi. Sermet Yeşil'in Kosmos'taki oyunculuğunun adı bile geçmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan mutluyum. Hatta oldukça mutluyum. Türk sinemasından hep uzak durdum, kendini soyutladım resmen. Fakat ulusal uzun metrajda yarışan 16 film bana gösterdi ki Türk sinemasında inanılmaz bir sıçrama ve gelişme var. Her şeyden önce Türk sinemasının bana göre geçmiş yıllardaki en büyük eksiği olan, hep geride kalmasının en önemli nedeni olan yönetmenlerin yönetmen olduklarını anlamamaları ve farklıyı aramamaları gibi sorunlar ortadan kalkmış. Farklı yönetmenler, farklı zekalarını filmlerinde apaçık bir şekilde ortaya koyar olmuş. Bir şeyler düşünülüyor. Son söz yönetmende bitiyor. Bu iyi bir şey. Ben de eğer böyle devam ederse Türk sinemasının bir 10 yıl içerisinde çok güzel yerlerde olacağını düşünenlerdenim sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her filminde yepyeni şeyler deneyen apayrı bir adam Reha Erdem bu 'yeni'cilerin belki de en önemlisi. Zeki Demirkubuz tekdüzeliğini Kıskanmak gibi nefis bir filmle bozmuş. Onur Ünlü şu anda gözümde 'en fantastik' Türk yönetmendir. Seyirciyi hiç umursamamasına, kurgu hilelerine, filmlerindeki şairane ama arabeske kaçmayan havaya ve en önemlisi deliliğine hayranım. Yine güzel ve farklı bir şeyler yapmaya çalışan, Ümit ünal ve onların arkasından gelen diğer genç yönetmenler... Belki de onlar beni en çok mutlu edenlerdi. Özellikle 40'la büyük beğenimi toplayan ilk filminden tarzını ortaya koyan pek büyük gelecek vaat eden Emre Şahin, Kara Köpekler Havlarken'le Mehmet Bahadır Er, her gün İstiklal Caddesi'nde yürürken afişinin önünden onlarca kez geçtiğim bir kere bile girip izlemeyi aklıma getirmediğim için beni utandıran yerin dibine sokan, izlediğim en samimi en güzel Türk filmlerinden biri olan Usta'yla Bahadır Karataş çok güzel işler yapacak gibi gözüküyor. Umarım yapımcılar yönetmenleri daha da özgür bırakır biz de hoplaya zıplaya çıkarız izlediğimiz Türk filmlerinden.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-3352542566739808261?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/3352542566739808261/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=3352542566739808261&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/3352542566739808261'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/3352542566739808261'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/10/46-antalya-altn-portakal-film-festivali.html' title='46. Antalya Altın Portakal Film Festivali ve biraz da Türk sineması'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SuS9m4sYl6I/AAAAAAAAALE/hAxgUhh_kKQ/s72-c/IMG_7733+%28Large%29.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-1511167554638384542</id><published>2009-10-08T15:35:00.000-07:00</published><updated>2009-10-11T14:10:41.083-07:00</updated><title type='text'>Star tv Pazar Gecesi Sİneması ya da yeni adıyla Star Sinema Kulübü)</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Ss55GTHWfLI/AAAAAAAAAK8/gSBJOSFvwLE/s1600-h/parliament.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 428px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Ss55GTHWfLI/AAAAAAAAAK8/gSBJOSFvwLE/s400/parliament.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5390378953126345906" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Geçen gün televizyonda bir anda all my life'ı duyunca televizyona yöneldim. Star tv açıktı ve 'yeni' parliamentsiz star sinema gecesi reklamı vardı. Star tv o sinema gecesinin insanların anılarında ne denli büyük bir etki bıraktığını anlamış olacak ki tamamen mekanikleşen yeni nesil için de aynı şeyleri düşünüyo sanırım. 'Artık büyüdük bizden geçti bizim zamanımızda öyle miydi pehheey' demem, diyeni de sevmem. Bunu da oraya getirmek için yazmıyorum.  Sadece anılarımda büyük yer eden 30 saniyelik bir şeyden bahsediyorum. O yaklaşık 30 saniyelik şey benim için o kadar önemliymiş ki farketmemişim. Tüylerimi bi anda diken diken etti ve küçüklüğümün pazar akşamlarına götürdü. Bi yanımda hadi yatağa diye baskı yapan annem ve babam bi yanda da benden 7 yaş büyük olan ve bana kıyasla daha özgür olan ve bu sebepten dolayı ölümüne kıskandığım ablam bi yanda da belki bana sinemayı sevdiren (yasağın cazip olmasından dolayıdır belki de) parliament cinema club. Bütün filmleri her an içeriye gidicekmiş gibi heyecanla izlerdim çünkü ailemin bana sunduğu iki seçenek vardı ya doğru banyoya sonra yatağa gidecektim banyo yaptıysam da doğru yatağa gidecektim. Ben de cinema club'a kadar oyalanır, banyo yapmaz, cinema club başladığında ise yatmamı söyleyen annemlere 'yaa daha banyo yapmadım banyo yapıcam diyip' oyalanırdım. Çoğu filmin sonunu getiremedim. Yatağa girmek zorunda olduğumdan bütün filmlerin sonlarını yattıktan sonra düşünürdüm ve 'bence şöyle olucak' derdim. Sonunu ablama sormak için ertesi günün akşamını iple çekerdim. Filmlerin sonları hiçbi zaman düşündüğüm gibi bitmedi belki de ama ben bundan dayanılmaz bir haz alırdım. Belki de ablam olmasa ve o kanalı açıp o filmleri izlemese ben banyomu yatıp yatağa girecektim. Annem babam olmasa o filmlerin sonlarını izleyecektim belki bugün sinema hakkında bir kaç bi şey karalayamayacaktım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğu yerde, sözlükte, blogta buna benzer yazılar görebilirsiniz. Hepimizin çocukluğunda televizyonun büyük etkisi var ve ben bu durumdan zerre şikayetçi değilim. Zira televizyonun bir çocuğun hayal gücüne yapabileceği katkının bilgisayarın yanına yaklaşamayacağı kadar yüksek olduğunu düşünüyorum. En azından 90'lı yıllardaki televizyon öyleydi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Bu yazıyı yazarken annem ve babam benden yaklaşık 800 kilometre uzakta. Ablam ise kendi evinde eşiyle birlikte, uzakta ve hayır ben bu yazıyı keşke şimdi burda olsalar da annem babam bana hadi banyo yapıp yatağa dese, ablam da doyasıya geç saatlere kadar oturabilse şeklinde bitirip duygu sömürüsü yapmayacağım. Ya da yapsam mı ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Ss549UsUmAI/AAAAAAAAAK0/IUhrWsKcZ_Q/s1600-h/jpeg002.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 240px; height: 343px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Ss549UsUmAI/AAAAAAAAAK0/IUhrWsKcZ_Q/s400/jpeg002.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5390378798931023874" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Fotoğrafta da görüldüğü üzre ablam televizyona daha yakın. Ben ise sanırım yeni bir plan yapmışım ve ailemi atlatabileceğimi sanıyorum ve seviniyorum. Ablamın ise tuzu kuru zaten.. Gerçi olaylar bu evde vuku bulmuyodu burası ananemin eviydi ama olsun. Temsili oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-1511167554638384542?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/1511167554638384542/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=1511167554638384542&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/1511167554638384542'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/1511167554638384542'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/10/star-sinema-kulubu.html' title='Star tv Pazar Gecesi Sİneması ya da yeni adıyla Star Sinema Kulübü)'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Ss55GTHWfLI/AAAAAAAAAK8/gSBJOSFvwLE/s72-c/parliament.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-9083412603423277141</id><published>2009-10-07T03:09:00.001-07:00</published><updated>2009-10-08T09:36:29.901-07:00</updated><title type='text'>En İyi 5 - Gelecek vaat eden aktörler</title><content type='html'>Evet efendim bir başka 'en iyi 5' bölümünde sizlerle beraberiz (kişinin kendinden 'biz' diye bahsetmesi). Özellikle amerikan sinemasında bir devir yavaş yavaş kapanıyor.  Hollywood'un dünyaya pazarlanmasında büyük pay sahibi olan aktörler yavaş yavaş yaşlanıyor ve yerine yenileri geliyor. Hepimizin gördüğü ve bildiği üzre Brad Pitt de bu yaşlanan aktörlerden sadece biri(ki bu da beni bu hayatta en çok üzen şeylerden biridir. kahroluyorum onu bu halde gördükçe. Neyse bu da ayrı bir yazı konusu.) Yakında yalnız yaşlı adam rolü teklifleri gelmeye başlar kendisine. Daniel Day Lewis'ın ise durumu ortada. 40 yılda bir oynayıp etrafı dağıtıp sonra 40 yıl sustuğunu herkes biliyor. Kendini özletmek en sevdiği şey.. Leonardo Di Caprio ise artık kendini olgun rollere vermiş durumda. Daha çok sosyal mesaj içerikli filmlerde rol almayı tercih ediyor. E doğal olarak sosyal mesaj içerikli film sayısı az olduğu için gelen rol teklifleri de azalıyor ve eminim gelen bi çok teklifi de reddediyor, oldukça seçici davranıyor. O eski bebek yüzlü genç kızların favori aktörü Leonardo Di Caprio yok artık.. Johnny Depp ise 45'i devirdi artık.. Hepimiz biliyoruz ki Brad Pitt artık thelma ve louise'de, leonardo di caprio the basketball diaries'de, Daniel Day Lewis in the name of the father'da, johnny depp de arizona dream'de oynayamaz.. Meydan Christian Bale'e ve Heath Ledger'a kalır gibi olduysa da Heath Ledger'ın ölümüyle Christian Bale bugün rol hükümdarlığını ilan etmiş durumda. Bütün teklifleri mıknatıs gibi çekiyor ama hak ediyor. İşte piyasa bu durumdayken Hollywood artık yeni yüz arayışına girdi ve birçok 30 yaşaltı aktör piyasaya kazandırıldı. Belki hiçbiri bir Daniel Day Lewis, bir Brad Pitt olamayacak evet, ama yine de içlerinden oldukça büyük gelecek vaat edenleri var öyle demeyin. İşte dikkat edilmesi gerektiğini düşündüğüm en iyi 5 30 yaş ve altı aktör şöyle (her zamanki gibi 5'ten başlamak yerine gıcığına 1'den başlıyorum):&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;1-Ryan Gosling (29):&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SszFfKzxlGI/AAAAAAAAAJ8/PiFA2d4slTw/s1600-h/070212_half_nelson_hmed.hmedium.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 353px; height: 264px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SszFfKzxlGI/AAAAAAAAAJ8/PiFA2d4slTw/s400/070212_half_nelson_hmed.hmedium.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5389899993323770978" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Geçen yıl Ryan Gosling hakkındaki yazımda kendisinin ne kadar parlak bir aktör olduğunu ve yeni nesil aktörler arasında apayrı bir yerde olduğunu söylemiştim . Listede tek en iyi erkek oyuncu oscar adaylığı (half nelson) olan aktör ryan gosling. Parlak zekası, dikkatli rol seçimleri (mümkün olduğunca farklı filmlerde oynamayı tercih ediyor ve yapımcılara her türlü rolu kotarabileceği mesajını veriyor), oldukça etkileyici oyunculuğu, henüz 26-27 yaşında koskoca filmleri (half nelson ve lars and the real girl) tek başına götürebileceğini göstermesiyle bana Brad Pitt'in ilk zamanlarını hatırlatıyor. Hızlı çıkışına rağmen hızla düşmeyeceği ortada. Dikkatli ve düşünerek atıyor adımlarını.Tek handikapı henüz büyük bir yönetmenle çalışmamış olması ve ufukta da büyük bir yönetmenin projesinde yer aldığı bir film de gözükmüyor. Brad Pitt'in kendini gösterdiği ilk film thelma and louise'di ve henüz 18 yaşında ridley scott'la çalışma fırsatını yakalamıştı ki bu da bi oyuncunun kişisel gelişimi açısından oldukça önemli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;2- Lee Pace (30):&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SszG_7hlr1I/AAAAAAAAAKE/HYLntXctBGk/s1600-h/lee-pace-wallpaper.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 293px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SszG_7hlr1I/AAAAAAAAAKE/HYLntXctBGk/s400/lee-pace-wallpaper.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5389901655668272978" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Her ne kadar kendisini henüz iki kere izleme 'şansı'na erişsem de harika bir oyuncu olduğu apaçık ortada. Pushing Daisies'deki sempatik oyunculuğuyla dikkatimi çekmiş, The Fall'daki performansıyla bana uzun zamandır izlediğim en iyi oyunculuğu izleterek 'dizi oyuncusu' olmadığını göstermiştir. Henüz Ryan Gosling kadar kendini gösterememiş, onun kadar çok filmde oynamamış olsa da ilerde Ryan Gosling'i ve daha nicelerini tahtından ederek en iyi, en çok aranan olmaya doğru yol alacağını düşünüyorum. Her şey gelecek tekliflere ve yapacağı seçimlere bağlı. Umarım hakettiği yere gelir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;3- Paul Dano (25):&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SszJKoXyoHI/AAAAAAAAAKM/fynE6m1FaR0/s1600-h/twbb12.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 277px; height: 357px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SszJKoXyoHI/AAAAAAAAAKM/fynE6m1FaR0/s400/twbb12.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5389904038528721010" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Little miss sunshine'la çıkışını yapan ve there will be blood'la herkesin aklını başından eden  henüz 25 yaşındaki dano her role uygun bir oyuncu değil açıkçaı. Ama uygun olduğu rollerde de en iyi performansını gösteriyor. Özellikle sırf daniel day lewis için oturup izlediğim there will be blood'daki ağzımı açık bırakan harika performansı ile daniel day lewis'in yanında kesinlikle ezilmemişti. Eğer ben bir yapımcı ya da yönetmen olsam Paul Dano'nun o rolun altından kalkacağına ihtimal bile vermezdim. Ama kendisi beni bir güzel ters köşeye yatırdı. Diğer yapımcı ve yönetmenlerin de dikkatlerini özellikle there will be blood'dan sonra çekmiş olacak ki önümüzdeki aylarda 3 filmde başrolde izleyeceğiz kendisini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;4- Michael Pitt (28):&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SszKewIFG1I/AAAAAAAAAKU/IKJBSzQtmvA/s1600-h/drms002.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 384px; height: 209px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SszKewIFG1I/AAAAAAAAAKU/IKJBSzQtmvA/s400/drms002.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5389905483719318354" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Michael Pitt'i ilk olarak Eva Green'e bakmaktan gözlerimin şaşı olduğu The Dreamers'ta izlemiştim. Bertolucci pitt'ten önce çıtasını oldukça yüksek tutmuş ve  the dreamers'teki matthew rolunu önce leonardo di caprio'ya sonra da jake gyllenhaal'a teklif etmiş fakat ikisinden de ret cevabını alınca da pitt'e yönelmiş. Filmden sonra bertolucci pitt'in oyunculuğınun tam istediği gibi olduğunu söylemişti. Ordaki 'yeterli' oyunculuğunun ardından the village ve haneke'nin funny games'inde izledim. Bütün oyunculukları tatmin edici olmaktan ileri gitmeyen oyunculuklar ama Michael Pitt'in oldukça yetenekli olduğu ortada. Gelen teklifler onu kısıtlar nitelikte. Biraz daha tek başına kendini gösterebileceği rol teklifleri gelirse eğer, kendini çok daha iyi ifade edebileceğini düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;5- Louis Garrel (26):&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SszLV2E1MGI/AAAAAAAAAKc/uSuwL96P0Nk/s1600-h/la-belle-personne-17-09-2008-3-g.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 267px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SszLV2E1MGI/AAAAAAAAAKc/uSuwL96P0Nk/s400/la-belle-personne-17-09-2008-3-g.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5389906430209110114" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Listedeki tek amerika dışından oyuncu Louis Garrel. Henüz Hollywood tarafından 'tam olarak' keşfedilmese de herkesin gözünün üstünde olduğu kesin. Zira kendisi şu aralar yeni nesil aktör konusunda boşluk yaşayan sinema dünyasının ihtiyaç duyduğu tüm niteliklere sahip üstelik de yönetmen bir babanın ve aktris bir annenin oğlu, aktör bir dedenin de torunu olması dolayısıyla çocukluğundan beri sinema ve müzikle içiçe yaşamış. The Dreamers ve Love Songs'taki performansları harikaydı. Avrupai havasını ve kendi tarzını filmlerine yansıtıyor. Klişelerden uzak bir oyuncu.. Sadece aktör ve müzisyen değil, kamera arkasıyla da ilgili. Geçen yıl senaryosunu kendi yazıp yönettiği ilk filmi çok fazla ses getirmese de ilk kamera arkası deneyimini yaşadı. Yani 10 parmağında 10 marifet bir arkadaşımız kendisi. Hollywood'a transfer olması da yakındır.. Esen kalın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-9083412603423277141?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/9083412603423277141/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=9083412603423277141&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/9083412603423277141'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/9083412603423277141'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/10/en-iyi-5-gelecek-vaat-eden-aktorler.html' title='En İyi 5 - Gelecek vaat eden aktörler'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SszFfKzxlGI/AAAAAAAAAJ8/PiFA2d4slTw/s72-c/070212_half_nelson_hmed.hmedium.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-6827810132478445731</id><published>2009-09-22T07:36:00.000-07:00</published><updated>2010-04-19T09:47:14.454-07:00</updated><title type='text'>Great Expectations - Kissing in the Rain</title><content type='html'>Koskoca bir 2 saatin en güzel 2-3 dakikası. Müziğin klişe bir sahneyi bile nasıl güzelleştirebileceğinin en güzel kanıtı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="560" height="340"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/OAQD3Kt2N-Q&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/OAQD3Kt2N-Q&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1&amp;amp;" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="560" height="340"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-6827810132478445731?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/6827810132478445731/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=6827810132478445731&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/6827810132478445731'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/6827810132478445731'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/09/great-expectations-kissing-in-rain.html' title='Great Expectations - Kissing in the Rain'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-2337122695443915690</id><published>2009-08-31T16:44:00.000-07:00</published><updated>2009-08-31T19:19:30.464-07:00</updated><title type='text'>Baruter</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SpxiIInTzaI/AAAAAAAAAJs/qRo8u-zNePY/s1600-h/baruter.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 211px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SpxiIInTzaI/AAAAAAAAAJs/qRo8u-zNePY/s400/baruter.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5376279947064364450" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Şu aralar kenan yarar'la birlikte penguen'i alma sebebimdir kendisi. Ama sanırım Kenan Yarar'ın ürünlerine, baruter'e ise saygımdan ve sevgimden dolayı alıyorum artık penguen'i. Çocukluğumdan beri aldığım penguen artık bana eskisi kadar zevk vermiyor. ama alıyorum. Penguen'deki Lombak köşesi bana keyif vermese de, baruter o köşeden çok daha fazlası, biliyorum. Yani çok fazla bi şey okuduğumdan, eski tadını hala aldığımdan dolayı almıyorum Penguen'i. Yiğit Özgür, Umut Sarıkaya, Ersin Karabulut ve daha nicelerinden yoksun bir Penguen'i hala aldırtabiliyo bu adam bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam bir sanatçı... Çocukluğumdan beri düpedüz hayranım kendisine. Fikirlerine, beynine, ruhaltına hayranım. Çocukluğumdan beri 'Nasıl bir beyni, eli, yeteneği, ruhaltı vardır ki böyle güzel şeyler verebiliyo bizlere?' diye sorar dururum.. Cevap bulamam. Tek bildiğim bu köfte dudaklı adam Penguen'ini tüm yaprak dökümlerine rağmen ayakta tutacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-2337122695443915690?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/2337122695443915690/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=2337122695443915690&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/2337122695443915690'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/2337122695443915690'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/08/baruter.html' title='Baruter'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SpxiIInTzaI/AAAAAAAAAJs/qRo8u-zNePY/s72-c/baruter.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-6602904673306581588</id><published>2009-08-30T16:14:00.000-07:00</published><updated>2009-08-30T16:59:40.838-07:00</updated><title type='text'>Dexter Holland ve The Offspring</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SpsQ5UqhDEI/AAAAAAAAAJc/RgjgcPH4gUY/s1600-h/dexter.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 246px; height: 362px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SpsQ5UqhDEI/AAAAAAAAAJc/RgjgcPH4gUY/s400/dexter.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375909157182442562" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;The Offspring çocukluğum, çocukluktan ergenliğe geçişim ve ergenliğim gibi uzun bir süreci kaplamıştır hayatımda. Hatta saçlarımı blue jean'den ordan burdan gördüğüm kadarıyla, sesine, tarzına hayranı olduğum dexter holland'ın saçlarına özenerek yapardım (elbette uzun örgülü hali değil dik dik kirpi modeli denilen). Onunla birlikte ergen sesimle heaven's so far awaaaay! , ylaa laaa lalalaaa laa laa lalalaaa, giv it tu mi beybi aha aha haa diye bağırır annemden azar işitirdim. Sonra büyüdüm. Ama etrafımdakilerin hiç büyümediğini sandım. Herkes, her şey ilk tanıdığım haliyle duruyor sandım. Belki de ilk göz ağrım, ilk hayranlıkla izlediğim ve dinlediğim adam olan dexter holland'ı yaşlanmış, her an obez olabilme potansiyeline sahip bir amerikan baba vaziyetinde görmemle tatile giderayak üzüldüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahnenin ortasında hiç kıpırdamadan durarak güneş gözlükleriyle ve o muhteşem sesiyle bütün sahneyi dolduran, enerjisi sesinde olan bu adam yaşlanıyo sanırım. He yaşlansın ses onda değil mi, söyleyemez mi? Onda tabi, söyler söylemesine de insanın içinde bi burukluk oluyo işte. The Offspring'in Dexter Holland'ın müziği, tarzı yaşlılığı kaldırır mı bilinmez... Sonra onlar yaşlanır, tasını tarağını toplar giderse bu diyardan meydan green day'lere, sum-41'lara, blink bilmemkaçlara kalır, Misfits'in kemikleri sızlar. Dexter Holland yaşlanmasın, her şey eskisi gibi kalsın. Hayat baryam olsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SpsR3H5QeyI/AAAAAAAAAJk/YejtIPgOauI/s1600-h/Closeu1.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 192px; height: 272px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SpsR3H5QeyI/AAAAAAAAAJk/YejtIPgOauI/s400/Closeu1.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375910218906499874" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-6602904673306581588?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/6602904673306581588/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=6602904673306581588&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/6602904673306581588'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/6602904673306581588'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/08/dexter-holland-ve-offspring.html' title='Dexter Holland ve The Offspring'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SpsQ5UqhDEI/AAAAAAAAAJc/RgjgcPH4gUY/s72-c/dexter.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-2629816848211476305</id><published>2009-08-24T17:18:00.000-07:00</published><updated>2009-08-25T09:51:06.862-07:00</updated><title type='text'>Push</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SpQVIeoEfcI/AAAAAAAAAJM/eNNG31u4wRA/s1600-h/push.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 298px; display: block; height: 385px;" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5373943490764111298" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SpQVIeoEfcI/AAAAAAAAAJM/eNNG31u4wRA/s400/push.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Öncelikle, Push bir Heroes taklidi değildir. Hem, taklit denmez. Ayıp. Bu konuda anlaşalım. Her ne kadar ben de filmin konusunu okuduğumda 'heroes lan bu' dediysem de izleyince anladım ki öyle değilmiş ama benzediği doğru tabi.. Film her ne kadar Paul McGuigan'ın tarzı dışında olsa da özgün bir yönetmen olduğu için filmi ne yapıp edip kendi tarzıyla çekebilmiş. Açıkçası filmin konusunu okuduğumda daha önceki filmlerinden yola çıkarak 'olmaz bu' demiştim. Renkleri, kurgusu, müzikleri, anlatım örgüsü ve her zamanki gibi şaşırtıcı, vurucu sonla (evet. bu filmde bile yapabilmiş onu) buram buram Mcguigan kokan bir film olmuş. Ama filme tarzını o kadar yansıtmış ki filmin bir aksiyon filmi olduğunu unutmuş. Zira filmde nerdeyse 1 dövüş sahnesi dışında hiç aksiyon yok. E sen tabi Wicker Park gibi bir filmin yönetmenine böyle film çektirirsen olacağı budur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin yapımcıları cast'i seçerken de ne kadar fantastik insanlar olduklarını gözümüze gözümüze sokmuşlar. Zira castte chris evans, djimon hounsou, dakota fanning gibi birbirinden alakasız bir üçlü gördüğümde çok şaşırmıştım. Filmi izlerken de şaşkınlığını korudum. Chris Evans role oturmuş. Her ne kadar Mcguigan'ın bu rol için ilk başta favori adamı Josh Hartnett'ı düşündüğünü fakat anlaşamayıp ikinci tercihi olduğunu düşünsem de rolun altından kalkmış ve emini Mcguigan'ı mutlu etmiştir. Evans şu aralar rol seçmemeli, önüne gelen her rolu kabul etmeli ki çıkışını sürdürsün ki öyle olacak gibi görünüyor. Sıradan bir oyuncu, her role oturtulur ama vücudu ve her yere atlayıp zıplamaktan çekinmemesinden dolayı yapımcılar çizgi roman uyarlamalarında ya da Push gibi fantastik aksiyon filmlerinde kapısını çalacaktır. Dakota Fanning hala büyümemiş. Ya da bana öyle geliyo, büyümesin istiyoruım. Büyümesin. Telli dişlerine alışamadım. Ne de şirin konuşurdu eskiden. Konuşmasını bozmuş. Küçük yaşta Robert De Niro, Sean Penn, Tom Cruise, Kevin Bacon gibi oyuncularla oynamış olması ona yaramış sanki.. Kaybolup giden çocuk oyuncular kervanına katılmayacak gibi gözüküyor. Yapımcılar pek bi seviyo onu. Djimon Hounsou'yu ilk kez Blood Diomand'da etraflıca izleme fırsatı bulmuştum. Ordaki oyunculuğu gerçekten harikaydı. Push'daki Henry Carver gibi rollerin adamı değil. Rol seçiminde dikkatli davranmaz her role atlarsa onun için kötü olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani neticede Push Mcguigan'ın biraz çabasıyla tipik bir Hollywood aksiyon filmi olmaktan çıkmış nispeten özgün bir film olmuştur. Mcguigan'ın elleri değmeseydi ne olurdu bilemiyorum.. Ayrıca bu adamın müzik zevkine de hasta olduğumu söylemeden edemeyeceğim sanırım. Wicker Park'ta mum, snow patrol, death cab for cutie, mogwai, the shins, the postal service ve daha niceleri derken Push'ta da araya the notwist'i sıkıştırıvermiş. Pek mutlu oldum duyunca consequence'i. Esen kalınız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-2629816848211476305?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/2629816848211476305/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=2629816848211476305&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/2629816848211476305'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/2629816848211476305'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/08/push.html' title='Push'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SpQVIeoEfcI/AAAAAAAAAJM/eNNG31u4wRA/s72-c/push.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-4107149794165014132</id><published>2009-08-08T15:36:00.000-07:00</published><updated>2009-11-08T04:42:51.941-08:00</updated><title type='text'>Ludovico Einaudi - Monday</title><content type='html'>&lt;object height="317" width="413"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="movie" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=6011830&amp;amp;server=vimeo.com&amp;amp;show_title=1&amp;amp;show_byline=1&amp;amp;show_portrait=0&amp;amp;color=428396&amp;amp;fullscreen=1"&gt;&lt;embed src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=6011830&amp;amp;server=vimeo.com&amp;amp;show_title=1&amp;amp;show_byline=1&amp;amp;show_portrait=0&amp;amp;color=428396&amp;amp;fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" height="317" width="413"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dinleyin, dinleyin.....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-4107149794165014132?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/4107149794165014132/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=4107149794165014132&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/4107149794165014132'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/4107149794165014132'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/08/ludovico-einaudi-monday.html' title='Ludovico Einaudi - Monday'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-4328911336020736807</id><published>2009-08-04T13:37:00.000-07:00</published><updated>2009-08-04T14:03:08.113-07:00</updated><title type='text'>The Hangover</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SnihkVfyLvI/AAAAAAAAAIU/EsYT8NsT7KM/s1600-h/hangover.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 260px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SnihkVfyLvI/AAAAAAAAAIU/EsYT8NsT7KM/s400/hangover.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5366216601629765362" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ne yani? Belki de sinema endustrisinin en gelişmiş olduğu ülke; koskoca 'Amerika'  6 yılda bir aynı şeyleri pişirip pişirip önümüze mi koyuyor? Ziyan olmasıncılık? Ya da Todd Phillips'i amerika'ya maletmemeli miyim? Aynı Cem Yılmaz gibi bir adamı unutup Levent Kırca'yı Türkiye'ye maletmediğim gibi Jerry Seinfeld gibi bir adamı unutmayıp Todd Phillips'i Amerika'ya maletmiyorum.&lt;br /&gt;The Hangover oldukça eğlenceli bir film. Komik de. Ama izlemeden önce ''ulan bu adamın bir de old school diye bir filmi varmış önce bi onu izliyim de sonra The Hangover'ı izlerim''  dedim. Öyle de yaptım. Ama aynı filmi tekrar izlemiş hissine kapıldım. Sadece biri biraz daha uzun, eğlenceli ve geliştirilmişti. O da The Hangover tabi (6 yılda bırakın da olsun o kadar). Senaryo biraz daha farklı ama karakterler hatta karakterlerin karakterleri bile nerdeyse aynı. Anafikir aynı. Ortada asosyal bir aptal (old school'da frank, the hangover'da alan), 'sakın evlenme, bak ben ettim sen etme'ci yırtık bir adam (old school'da beanie, the hangover'da phil) ve tabi bir de içlerinde en mantıklı eli yüzü düzgün aklı başında olanı (old school'da mitch, the hangover'da doug).  Sadece karakterlerin yerleri değiştirilmiş. Old School'da frank evlenendi, the hangover'da ise phil evlenen. Onun dışında phil ise aynı beanie. Hatta çoğu diyaloğu, aforizması bile aynı desem abartmış olmam.. Bunlara ek olarak stu eklenmiş (sağolsunlar), bir de ek olarak emek eklenmiş (daha pahalı, daha fazla kafa patlatılmış, tipik klasik aptal amerikan komedisi olmaktan 'biraz' sıyrılmış vs...)&lt;br /&gt;Hollywood'un bi şeyleri ısıtıp ısıtıp önümüze koymayı bıraktığı, en azından aynı filmin modern versiyonunu çekip dürüstlük yaptığını düşünmeye başlamıştım ki bu film bütün düşüncelerimi başa döndürdü. Şimdi oscar da verirler buna. Oh ne güzel...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Bu yazı ''yaa komedi filmi bu izle, gül, geç'' demeyenler için yazılmıştır. Öptm, tşk, bye.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-4328911336020736807?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/4328911336020736807/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=4328911336020736807&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/4328911336020736807'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/4328911336020736807'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/08/hangover.html' title='The Hangover'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SnihkVfyLvI/AAAAAAAAAIU/EsYT8NsT7KM/s72-c/hangover.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-7272717074751716019</id><published>2009-07-29T15:42:00.000-07:00</published><updated>2009-07-29T16:00:36.656-07:00</updated><title type='text'>Patrick Wolf - The Bachelor</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SnDTZHV6VnI/AAAAAAAAAIM/-BUem3ooKlI/s1600-h/patrick_wolf-the_bachelor.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 330px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SnDTZHV6VnI/AAAAAAAAAIM/-BUem3ooKlI/s400/patrick_wolf-the_bachelor.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5364019584619402866" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Her şey 1-2 hafta önce oldu. O zamana, yani ben damaris'i dinleyene ve akabinde 'heyeöheay' diyerek bir heyecanla Patrick Wolf'un yeni albumu the bachelor'ı edinene kadar kimse bana patrick Wolf'un wind in the wires'tan daha güzel bir şarkı ve album yapabileğine ikna edemezdi. Açıkçası Patrick Wolf'un o kadar üretken olacağını düşünmemiş ve sanırım onu 1-2 albumluk ama güzel adam olarak düşünüyodum. Ama efendim bu album gerçekten çok güzel. 6 yılda yaptığı 4 albumun hepsini dinlemiş biri olarak söylüyorum ki kesinlikle Patrick Wolf'un en bi güzel albumudur. 'Yahu bu adam daha 26 yaşına kadar bu kadar güzel işler yaptıysa sonra neler yapar?' diye aklımdan geçirmiyor ve heyecanlanmıyor değilim doğrusu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de kendini aşıyor ki sormayın. Diğer albumler The Bachelor'a göre oldukça melankolik kalıyor, hareketli şarkı sayısı çok daha fazla. (Özellikle hard times'ta kalkıp oynamak isterseniz korkmayın, bana da oldu. ellerinizle masaya tutunun ve 3 dakika 33 saniye bekleyin. sonra şarkı bitiyo zaten.) Pek güzel.. Patrick Wolf'un yaptığı yapabileceği en iyi album budur. Bu albumden daha iyisini yapabileceği konusunda kimsenin beni ikna edebileceğini sanmıyorum (deja vu!? öeah.!)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-7272717074751716019?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/7272717074751716019/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=7272717074751716019&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/7272717074751716019'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/7272717074751716019'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/07/patrick-wolf-bachelor.html' title='Patrick Wolf - The Bachelor'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SnDTZHV6VnI/AAAAAAAAAIM/-BUem3ooKlI/s72-c/patrick_wolf-the_bachelor.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-2778267479072713183</id><published>2009-07-25T04:32:00.001-07:00</published><updated>2009-07-25T04:33:11.522-07:00</updated><title type='text'>Danny</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SmpaWd5AEnI/AAAAAAAAAH8/Yd8VRLEKB38/s1600-h/candypic6.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 266px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SmpaWd5AEnI/AAAAAAAAAH8/Yd8VRLEKB38/s400/candypic6.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5362197648365326962" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;''I wasn't trying to wreck Candy's life. I was trying to make mine better.''&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right; font-weight: bold;"&gt;                                                                                                                                                  &lt;span class="posts" id="gi3034930"&gt;&lt;span&gt;Danny 'the Daredevil&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;'. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-2778267479072713183?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/2778267479072713183/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=2778267479072713183&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/2778267479072713183'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/2778267479072713183'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/07/i-wasnt-trying-to-wreck-candys-life.html' title='Danny'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SmpaWd5AEnI/AAAAAAAAAH8/Yd8VRLEKB38/s72-c/candypic6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-2392765368723285655</id><published>2009-07-24T18:06:00.000-07:00</published><updated>2009-07-24T18:28:55.123-07:00</updated><title type='text'>Candy</title><content type='html'>&lt;a style="font-family: courier new;" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Smpdun-fS6I/AAAAAAAAAIE/Whg19GdOnis/s1600-h/ads%C4%B1z.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 274px; height: 312px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Smpdun-fS6I/AAAAAAAAAIE/Whg19GdOnis/s400/ads%C4%B1z.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5362201361924443042" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-family: arial;" class="signature"&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link style="font-family: times new roman;" rel="File-List" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5Ccann%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;o:shapedefaults ext="edit" spidmax="1026"&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;o:shapelayout ext="edit"&gt;   &lt;o:idmap ext="edit" data="1"&gt;  &lt;/o:shapelayout&gt;&lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;  &lt;div  style="text-align: right;font-family:times new roman;"&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:14;"  &gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:100%;" &gt;''Once upon a time, there was candy and dan. It was just the two of them. Everything was gold. He was handsome and a very good criminal. We lived on sunlight and chocolate bars. He would climb balconies, climb everywhere, do anything for her, oh danny boy. You came into my life really fast and i liked it. But danny you said, you promised. You pointed at the sky, that one called sirius or dog star, but on here on earth. How much do i love this whiring in my ears. Since there is only one thing to love and it cannot be you. Danny the daredevil. Candy went missing...''&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span&gt;Candy&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:14;" &gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:14;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;font-size:100%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-2392765368723285655?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/2392765368723285655/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=2392765368723285655&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/2392765368723285655'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/2392765368723285655'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/07/candy.html' title='Candy'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Smpdun-fS6I/AAAAAAAAAIE/Whg19GdOnis/s72-c/ads%C4%B1z.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-7018029882859730316</id><published>2009-07-23T15:48:00.000-07:00</published><updated>2009-12-19T20:24:05.029-08:00</updated><title type='text'>Johnny Depp ve Tim Burton</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SmjvfkeRQuI/AAAAAAAAAHM/QJj0C5pvbyw/s1600-h/6a00d8341c630a53ef0105358cf37d970c-800wi.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 252px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SmjvfkeRQuI/AAAAAAAAAHM/QJj0C5pvbyw/s320/6a00d8341c630a53ef0105358cf37d970c-800wi.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5361798682030195426" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hayır.. Bu bir ''ayy bayılıyorum bu ikiliiyeee'' yazısı değildir. Yergi yazısı da değil. Nedir ben de bilmiyorum ama bir seyircinin serzenişi olarak okuyun en iyisi siz. Efendim kim Johnny Depp'in gelmiş geçmiş en büyük oyunculardan biri olduğunu inkar edebilir ki? Ya da Tim Burton'ın Hollywood hatta dünya sinemasına yepyeni bir tarz kazandıran, avantgarde'ın önde gideni olduğunu kim inkar edebilir? Kimse. Edenle de ilişkimi keserim bi daha da yüzüne bile bakmam. Neyse.. Tamam, bu ikisi böyle güzeller hatta 'bazen' birbirleriyle de güzeller. Ama açıkçası ben bu uzun süreli seviyeli birlikteliklerinden sıkılmaya başladım ve her güzel şeyin kabak tadı vermeden sona ermesi gerektiğini düşünüyorum.&lt;br /&gt;Sanırım Tim Burton işin kolayına kaçıyor ve her filminde yeni bir oyuncuyla çalışmak, yeni bir oyuncu yepyeni bir tarz denemek yerine hep aynıyla yetiniyor. Ya da belki de eli kolu mahkum, yapımcılar zorla johnny depp'le çalıştırtıyolar ama ortada bir bayma durumu sözkonusu sanki. Tim Burton'ın bugüne kadar içinde yer aldığı son 13 projenin 6'sında johnny depp'in ismi var.  ''Başka oyuncularla çalışmak yerine kolaya kaçıp devamlı aynı oyuncuyla çalışırım. Oh! millet de seviyo zaten bizi. Birlikte isim de yapmışız. Tutar bu film'' demek değil de nedir bu a dostlar? (yazar burda yandaş toplamaya çalışmış.) Bugün bi Spielberg'ün, Ridley Scott'ın ne günahı var da her filminde farklı oyuncularla çalışıyolar. Her yönetmenin bir tane favori oyuncusu olması normaldir. Ama her filmde de aynı oyuncuyla çalışma (her ne kadar kafadaki role çok uygun olabilse de) bana biraz sıkıcı geliyor.&lt;br /&gt;Johnny Depp'in ise benim gözümde bu denli büyük bir oyuncu olmasının sebebi çok yönlü bir oyuncu olmasıdır. Farklı filmlerde farklı rolleri kotarmasıdır. Yani farklı beyinlerin adamıdır. Son zamanlarda Jonny Depp'ten mahrum kaldığımı hissettim çünkü hep aynı beyinle çalışıyordu derken Michael Mann imdadıma yetişti ve kaptı Johnny Depp'i. Public Enemies'i henüz izleyemedim ama sırf Johnny Depp için izlemek gerek.. Tim Burtonsız bir johnny depp izleyeceğime sevineceğim aklıma gelmezdi ama sevindim işte..&lt;br /&gt;Bağlayamadım yazıyı. Bitsin burda. Öptm tşk bye.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-7018029882859730316?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/7018029882859730316/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=7018029882859730316&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/7018029882859730316'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/7018029882859730316'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/07/johnny-depp-ve-tim-burton.html' title='Johnny Depp ve Tim Burton'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SmjvfkeRQuI/AAAAAAAAAHM/QJj0C5pvbyw/s72-c/6a00d8341c630a53ef0105358cf37d970c-800wi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-9140286903655798323</id><published>2009-07-21T16:28:00.000-07:00</published><updated>2009-07-21T16:55:13.213-07:00</updated><title type='text'>Howling Bells</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SmZVTJiFSsI/AAAAAAAAAG8/f9x6J55Rk20/s1600-h/howling1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 351px; height: 235px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SmZVTJiFSsI/AAAAAAAAAG8/f9x6J55Rk20/s320/howling1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5361066193895901890" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Kendimden utandım. Tam 5 yıldır var olan bu güzellikten rockncoke'ta haberim oldu. Kendimi kötü hissettim. Her yeni şarkılarında nasıl adını bile duymadım böyle bir güzelliğin dedim. Şaşırdım. Ayakkabılarımı asfalta yapıştıran, damarlarıma kadar hissettiğimo pis sıcağa aldırmadan çekti beni o güzel müzikleri. Bi de kendini beğenmişin teki olduğumu anladım. Kendime o kadar güveniyomuşum ki Şafak Ongan onları takdim ederken indie'nin yıldızı gibi saçma bir tabir kullandığında ben erimek üzere bir halde asfaltta kendime gölge arıyordum ve ''hadi len ordan şafakçım. ne yıldızı allaaşkına. ben hayatım boyunca duymadım bile onları. yıldız olsalar bilirdim ki ben bi kere.'' dedim. Tabi. Ben Hıncal Uluç'um ya. Her şeyi bilirim. Her konu hakkında yorum yapabilirim. Neyse efendim kendime daha fazla kızmayı bırakayım da grup hakkında bi şeyler söyleyeyim. Öğlen sıcağının en yüksek seviyede olduğu saatlerden birinde sahneye çıkmalarından dolayı ne yazık ki çok fazla dinleyiciye ulaşamadılar ama gelin görün ki benim için koca festivalde en en güzel performansa imza attı bu 4 güzel insan. Hele ki grubun vokali juanita hakkında söyleyecek söz bulamıyorum. Aman efendim o ne güzelliktir, o ne hoş duruştur, o ne karizmadır, o ne sestir öyle ki aman tanrım. Eve gelir gelmez albumlerini indiriverdim (iki albumleri var zaten. Biri kendi adını taşıyan ilk album. diğeri de radio wars). Özellikle low happening'le başlamanızı, setting sun'la devam etmeninizi öneririm. Gerisi kendi kendine gelir zaten. Büyük bir zevkle diğer şarkılarını dinlemek için can atacaksınız emin olun. Esen kalınzı.. (juanita'ya bakmaktan gözlerim şaşı oldu o yüzden esen kalınız'ı bile doğrü yazamıyorum. kusura bakmayınız.)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-9140286903655798323?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/9140286903655798323/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=9140286903655798323&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/9140286903655798323'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/9140286903655798323'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/07/howling-bells.html' title='Howling Bells'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SmZVTJiFSsI/AAAAAAAAAG8/f9x6J55Rk20/s72-c/howling1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-7948329222785150990</id><published>2009-07-10T01:25:00.000-07:00</published><updated>2009-07-11T06:15:08.093-07:00</updated><title type='text'>Zooey Deschanel ve Katy Perry</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SlcFROQ0ZdI/AAAAAAAAAG0/oqBr05-M2CE/s1600-h/katy+zooey.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 340px; height: 340px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SlcFROQ0ZdI/AAAAAAAAAG0/oqBr05-M2CE/s320/katy+zooey.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356756075225048530" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ben bir Zooey Deschanelseverim. Evet. Bunu da burda itiraf ediyorum. Bayılıyorum efendim. Hem harika bir oyuncu hem pek güzel, pek şirin. Bir zamanlar pek sevdiğim Death Cab for Cutie'den nefret etmeye başlama sebebimdir (hepinizin bildiği ya da bilmediği belki de sadece bu yazıyla alakalı insanlardan sadece benim bildiğim üzere death cab for cutie'nin vokali benjamin gibbard'la 2008 yılından beri nişanlıdır zooey (kendi içimdeki samimiyetimden dolayı zooey diye bahsediyorum. okan bayulgen'e 'okan' diye seslenmek gibi bi şey bu. siz bilmezsiniz.)). İlk olarak The &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Hitchhiker's Guide to the Galaxy&lt;/span&gt; ile tanımıştım kendisini. Sonra nerdeyse bütün izlenebilir filmlerini izledim. Her filminde daha bi sevdim.&lt;br /&gt;Şimdi efendim eminim diyorsunuz ki ''banane arkadaşım senin zooey deschanel sevginden''. Ama benim amacım size   zooey deschanel sevgimden bahsetmek değil tabi ki. Düşünün ki benim gibi zooey deschanel'in bütün filmlerini izlemiş, bilgisayarında bir adet  zooey deschanel resimleri klasoru bulunan yani  zooey deschanel'in yüzüne oldukça aşina bir birey bile zooey deschanel'i Katy Perry'le karıştırabiliyor. Aman tanrım!&lt;br /&gt;Katy Perry'le çok alakam yok bi I kissed a girl laaaylaylaylaay ve hotncold (hot and cold değil hotncold. bu da gotcha gibi yeni bi şey heralde. üşengeç amerikan milleti.) şarkılarını bilirim o kadar. He bir de hotncold klibini izlemişliğim vardır. Baya alakam varmış aslında benim bu kızla.&lt;br /&gt;Neyse efendim, ilk olarak hotncold klibini izlerken yanımda oturan arkadaşıma işaret parmağımla televizyonu işaret ederek şaşırmış bir zombi ifadesiyle ''bu zooey deschanel'' dedim. Evet bunu yaptım. Fakat sonra katy perry çıktı o. Ben,  zooey deschanel'le katy perry'i karıştırdım. Arkadaşıma da rezil oldum. İlk başta kendimi kötü hissettim. Benim gibi bir  zooey deschanel hayranı nasıl olur da katy perry'le karıştırır? diye kendi kendime sordum. Sonra ordan burdan katy perry'nin resimlerine baktım ve kendimi haklı buldum. Çok benziyolar. Öyle böyle değil. Resimlerini yanyana koyunca çok zorlanıyorum  zooey deschanel'i seçmekte. Pozlarından falan seçiyorum. Zooey Deschanel böyle abuk durmaz/poz vermez ne biçim duruş o falan gibi mantık yürüterek ayırt edebiliyorum anca.. He tabi her halukarda zooey deschanel daha güzel, daha cici, daha şirin o ayrı Buyrun yukarıya resimlerini koydum ikisinin. Lütfen bakın ve bana hak vericeksiniz. Hak vericeksiniz çünkü ben öyle istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: evet itiraf ediyorum. O resimler google'da rastgele seçilmiş resimler değil. Sırf bana hak vermeniz için en çok benzeyen, en ayırt edilemeyecek resimleri seçtim de koydum oraya. Bu kadar da pislik bi adamım ben işte. Öptm tşk bye.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-7948329222785150990?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/7948329222785150990/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=7948329222785150990&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/7948329222785150990'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/7948329222785150990'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/07/zooey-deschanel-ve-katy-perry.html' title='Zooey Deschanel ve Katy Perry'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SlcFROQ0ZdI/AAAAAAAAAG0/oqBr05-M2CE/s72-c/katy+zooey.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-1639859316840903710</id><published>2009-07-08T15:01:00.000-07:00</published><updated>2009-07-08T15:46:33.089-07:00</updated><title type='text'>Watchmen</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SlUhEXBJydI/AAAAAAAAAF0/hvEgSTTTRBY/s1600-h/watchmen_ver16.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 327px; height: 420px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SlUhEXBJydI/AAAAAAAAAF0/hvEgSTTTRBY/s320/watchmen_ver16.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356223690609117650" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Şu an çok üzgünüm. O yüzden saçma sapan şeyler yazarsam rica ederim kusuruma bakmayınız. Uzun bir süredir büyük sabırsızlıkla beklediğim, bana ''watchmen ve zack snyder ohş.'' dedirten bu film beni büyük hayal kırıklığına uğrattı. Daha vizyona girdiği gün ehemehe diyerek ağzım kulaklarımda sinemaya gitmiştim fakat küçük bir aksilikten dolayı izleyememiştim (yazar burda gencturkcell şifresini kontoru bittiğinden dolayı kullanamadığını söylemeye utanmış, 'küçük bir aksilik' diyip geçiştirmeye, bastırmaya çalışmış o kara günü.). Neyse efendim neyse ki sonradan çabucak dvdsi çıktı ki izleyebildim içimdeki dizginlenemez watchmen sevdasını bastırabildim. Bastırmaz olaydım. Efendim hepimizin bildiği üzre watchmen en farklı çizgi romanlardan biridir. Tipik bir çizgi romandan uzak hatta küçük yaştaki çocukların okumasının dahi tehlikeli olabileceği çoğu zaman söylenen farklı bir çizgi romandır. Film de öyle başladı zaten. Diğer süper kahraman çizgi roman uyarlamalarından farklı gibiydi. Başları oldukça güzeldi. Karakterlerin tanıtımı, başlarından geçenler, olayların anlatımı seyirciyi sıkmamak için jenerikte anlatılmış pek güzel olmuş. Sonra the comedian'ın ölmesiyle önce bi 'lan?!' oldum ama sonra geçti. Zira film flash backlerle doluydu. Ama olmamış. Fİlmin ilk yarısı izleyicinin beyni çorba gibi karıştırılmış. Zackcim, herkesin beyni senin beynin değil. Tamam akıllı çocuksun, kendine has bi tarzın var ama başkalarını da düşünmelisin lütfen titre ve kendine gel. Fİlmin ikinci yarısı ise keşke karmaşık olsa.. Zaten cast de kötü. Bugüne kadar (her ne kadar little children'da bizlere nispet yaparcasına kate winslet'ı afedersiniz ama çatır çutur götürse de..) sempati beslediğim ve çok daha önemli yapımlarda rol almasını dilediğim Patrick Wilson'ın gördüğüm en kötü performanslardan birini sergilemesi ve bugüne kadar adını sanını duymadığım oyuncu olduğu konusunda büyük şüpheler beslediğim malin akerman kişisiyle filmi daha da aşağılara çekmesi, mr. manhattan'ın iyi kullanılamaması ve özellikle ikinci yarıdaki süper kahraman klişeleri, üstüste gelen saçmalıklar kötü oyunculuk performanslarıyla birleşince ortaya böyle 'kötü' bir film çıkmış. Filmdeki yegane güzel şey şüphesiz ki rorschach'tı. Çok şükür rorschach olması gerektiği gibi olmuş, vecizeleri, acımasızlığı, maskesinin altındaki siyah beyaz dünyası, nefreti sanırım biraz da yeni freddy krueger Jackie Earle Haley sayesinde pek güzel anlatılmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin imdb'de 7.9 oy aldığını görünce imdb'ye olan güvenim de iyice sarsıldı. Sanırım watchmen bana, jackie earle haley'nin harika oyunculuğunu tanıma fırsatı ve imdb'deki oyların 'tekrar' hiçbir işe yaramadığını anlamama vesile olmaktan başka hiçbir şey katmadı. Ayıp ayıp.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-1639859316840903710?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/1639859316840903710/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=1639859316840903710&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/1639859316840903710'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/1639859316840903710'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/07/watchmen.html' title='Watchmen'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SlUhEXBJydI/AAAAAAAAAF0/hvEgSTTTRBY/s72-c/watchmen_ver16.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-3624382443044614947</id><published>2009-06-29T19:39:00.000-07:00</published><updated>2009-07-08T14:32:28.631-07:00</updated><title type='text'>Kadın oyuncular ve Emma Thompson</title><content type='html'>İtiraf ediyorum, birçok insana göre dünyanın en iyi kadın oyuncusu olarak kabul edilen bilmemkaç tane oscar alan (oscar... peah!) Meryl Streep'ten pek hazetmiyorum. Evet. Bunu söylemekten çok utanıyorum ama durum bu. Ayrıca biri daha var ki herkes tarafından ilahlaştırılan fakat benim bir türlü sevemediğim, eğer onu da söylersem eminim bağıra bağıra küfür edip bu sayfayı hemen kapatırsınız. O yüzden en iyisi ben o kişinin Robert De Niro olduğunu söylemeyeyim.&lt;br /&gt;Neyse efendim aslında genel olarak bir kadın oyuncu beğeni sorunu yaşıyorum. Galiba kadınlarda yetenekten çok 'güzel olsun yeter'e daha çok önem veriliyor olmasından kaynaklanan bir sorun bu. Amacım kesinlikle cinsiyet ayrımı yapmak değil. Ama o kadar çok sadece 'güzel' kadın oyuncu var ki. Sanırım kurunun yanında yaşlar da yanıyor ve saçma sinema muhabbetleri ortamlarında bana yöneltilen 'ehemehe. en sevdiğin kadın oyuncu kim?' gibi saçma sorular karşısında apışıp kaldığımı hatırlarım. Bi elin parmağını geçmez beğendiğim kadın oyuncuların sayısı. İşte bu bi elin parmaklarından birinin adı Emma Thompson. İlk olarak benim için pek bir önemli olan 'In the Name of the Father' filminde tutkulu avukat tipik tutkulu avukat roluyle izledim kendisini. Ama o klişe rolun hissettirmesi gerekenleri en iyi yansıtan oyuncudur gözümde. Stranger Than Fiction'daki Karen Eiffel, The Winter Guest'teki Francess, hatta Nancy Mcphee ve Love Actually'deki Karen rolleriyle aklımı başımdan etmeyi başarmıştır. Benim Meryl Streep'im olmuştur.&lt;br /&gt;Biri bana bu kadını neden bu kadar çok seviyosun dese muhtemelen bu sahneyi gösterirdim. Elbette sadece bu sahne onun ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu göstermez ama en azından fikir verebilir. Kendi ellerimle upload ettim. İzleyiniz. Ayrıca blogun da iyiden iyiye videolarla dolmaya başladığını ve akıllı tv kıvamına geldiğinin farkındayım. Bu konuyu alter egom Can'la birlikte en kısa zamanda ele alacağız. İzleyiniz, esen kalınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="401" height="172"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true" /&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always" /&gt;&lt;param name="movie" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=5385509&amp;amp;server=vimeo.com&amp;amp;show_title=1&amp;amp;show_byline=1&amp;amp;show_portrait=0&amp;amp;color=428396&amp;amp;fullscreen=1" /&gt;&lt;embed src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=5385509&amp;amp;server=vimeo.com&amp;amp;show_title=1&amp;amp;show_byline=1&amp;amp;show_portrait=0&amp;amp;color=428396&amp;amp;fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="401" height="172"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://vimeo.com/5385509"&gt;Emily Thompson in Love Actually&lt;/a&gt; from &lt;a href="http://vimeo.com/user1972403"&gt;MrSleepyhead&lt;/a&gt; on &lt;a href="http://vimeo.com"&gt;Vimeo&lt;/a&gt;.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-3624382443044614947?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/3624382443044614947/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=3624382443044614947&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/3624382443044614947'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/3624382443044614947'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/06/kadn-oyuncular-ve-emma-thompson.html' title='Kadın oyuncular ve Emma Thompson'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-9062733336284581932</id><published>2009-06-29T09:27:00.000-07:00</published><updated>2009-06-29T18:28:17.772-07:00</updated><title type='text'>Cold War Kids - Hang Me Up To Dry</title><content type='html'>Kesinlikle dünyanın en seksi şarkısı... Rockncoke'ta sevdiceğinizle birlikte dans ederek dinlemeniz ısrarla tavsiye edilir. İyi dinlemeler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="300" width="400"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;/object&gt;&lt;a href="http://vimeo.com/135749"&gt;&lt;object height="300" width="400"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="movie" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=135749&amp;amp;server=vimeo.com&amp;amp;show_title=1&amp;amp;show_byline=1&amp;amp;show_portrait=0&amp;amp;color=&amp;amp;fullscreen=1"&gt;&lt;embed src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=135749&amp;amp;server=vimeo.com&amp;amp;show_title=1&amp;amp;show_byline=1&amp;amp;show_portrait=0&amp;amp;color=&amp;amp;fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" height="300" width="400"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/a&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://vimeo.com/135749"&gt;Hang Me Up To Dry- Cold War Kids&lt;/a&gt; from &lt;a href="http://vimeo.com/user154548"&gt;Downtown Records&lt;/a&gt; on &lt;a href="http://vimeo.com/"&gt;Vimeo&lt;/a&gt;.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-9062733336284581932?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/9062733336284581932/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=9062733336284581932&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/9062733336284581932'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/9062733336284581932'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/06/cold-war-kids-hang-me-up-to-dry.html' title='Cold War Kids - Hang Me Up To Dry'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-2351983594435841151</id><published>2009-06-06T09:57:00.000-07:00</published><updated>2009-06-16T14:43:44.054-07:00</updated><title type='text'>Thomas McCarthy</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SiwBsXB_Z2I/AAAAAAAAAFs/AqBuSu90fqQ/s1600-h/thevisitor_1-736626.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 296px; display: block; height: 356px;" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5344648719390173026" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SiwBsXB_Z2I/AAAAAAAAAFs/AqBuSu90fqQ/s320/thevisitor_1-736626.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sıradan hayatların olağan kesişmelerini konu alan kulak memesi kıvamındaki filmlerin yönetmenidir Thomas Mccarthy. En azından şimdilik (umarım şimdiliktir, daha da çoğalır bu sayı) çektiği iki filminden bu kanıya varabiliyoruz. Thomas Mccarthy aslında bir oyuncu. Daha önce iki george clooney filminde (syriana ve good night and good luck) izlemişim kendisini ama hiç dikkatimi çekmemiş. Demek ki dikkat çekici bir oyunculuğu yok ama izlediğim iki filminden yola çıkarak harika bir yönetmen olduğunu söyleyebilirim. İşlediği konular genellikle, özellikle 2000'li yıllardan sonra kendine geniş bir izleyici kitlesi edinen 'feel good' türüne örnek. Çok ağır konular işlenmez, herkesin her yerde başına gelebilecek olağan konular gayet tatlı bir dille anlatılır. Ne çözülmesi gereken bir düğüm, ne bir gizem ne de bir çatışma var... Thomas McCarthy bu tür filmlerin öncüsü olma yolunde ilerliyo sanırım. Çünkü 2003 yılında yaptığı bağımsız filmi The Station Agent'tan sonra bizlere tam da ikinci bir Liev Schreiber - Everything is Illuminated vakası yaşattığını düşünmeye başlamışken, The Visitor gibi harikulade bir film daha çekerek mutlu etti.&lt;br /&gt;Thomas McCarthy, Ridley Scott gibi bir yönetmen değil. Bu konuda anlaşalım, birbirimizi kırmayalım. Ridley Scott gibi değil derken onun gibi pis! kaka! demek istemiyorum öyle diyorsam elimi eşek arısı soksun. Zira Ridley Scott en saygı duyduğum yönetmenlerden biridir. Ancak kendisi sanki Spielberg'le bir (aman efendim çok özür dileyerek söylüyorum ki) sidik yarışı içerisindedir. O yapımcılık yapıyosa ben de yaparım lan, o her türlü filmi çekiyorsa ben de çekerim lan!cılık'tır gidiyor kendisinde. Bugün Ridley Scott'ın çektiği filmlere bakarsak her türlü tarzda herkese hitap edecek filmler çektiğini görebiliriz. Alien ve Blade Runner'dan Thelma &amp;amp; Louise'e, 1492'den Matchstick Men'e kadar envai çeşit filmi vardır kendisinin. Her türlü filmi en iyi şekilde çekebilmek gibi özel bir yeteneği var Ridley Scott'ın. Ama Thomas McCarthy (kendimden de yola çıkarak söylüyorum) filmlerinin içine biraz da yaşanmışlıklar katmış sanki. Zira başka kimse yalnızlığı iki filminde anlattığı gibi 'güzel' anlatamazdı.&lt;br /&gt;Ayrıca kendisi şu an Amerika'da gişeleri altüst eden Cannes film festivali'nin açılış filmi olan (ki eğer yamulmuyorsam cannes film festivali'nde daha önce hiçbir animasyon filmi açılış filmi olmamıştı. bu da cannes'ın bu animasyona ne gözle baktığını gösteriyor) iki yıldır merakla beklediğimiz Up!'ın hikayesinin sahibidir. Burdan da pek iyi bir yazar olduğu anlayabiliriz.&lt;br /&gt;İki filmle, onlarca filmi olan birçok yönetmenden çok şey anlattı. Aynı Tarsem Singh gibi... Umarım bu tarzını devam ettirir ve bizi içten, samimi filmlerinden mahrum bırakmaz. Öptm tşk bye.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-2351983594435841151?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/2351983594435841151/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=2351983594435841151&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/2351983594435841151'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/2351983594435841151'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/06/thomas-mccarthy.html' title='Thomas McCarthy'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SiwBsXB_Z2I/AAAAAAAAAFs/AqBuSu90fqQ/s72-c/thevisitor_1-736626.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-6213455698865614276</id><published>2009-05-25T10:30:00.000-07:00</published><updated>2009-05-25T11:12:50.650-07:00</updated><title type='text'>Jon Nödtveidt</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Shrfeq7dQsI/AAAAAAAAAFM/BBhtgjtn-sE/s1600-h/JonNodtveidt2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 374px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Shrfeq7dQsI/AAAAAAAAAFM/BBhtgjtn-sE/s400/JonNodtveidt2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339826026213884610" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hani şu deli dahi dedikleri şey var ya işte onlardan bu adam. Müziğin vincent van gogh'udur gözümde. Benim gibi black metal'e oldukça uzak bir bireyin bile 2 yıldır hiç bıkmadan dinleyebildiği, hadi sırf ben dinliyorum seviyorum diye değil nihat doğan'ın bile önünde saygıyla eğilebileceği (tamam biraz abartmış olabilirim) bir melodisi olan kült bir şarkı yaptığı için dahidir bu adam. ''Bir şarkıyla dahi mi olunur len düdük?'' dediğinizi duyar gibiyim. Evet efendim böyle bir şarkı yapılırsa dahi de olunur .. her şey de olunur (başka diyecek bi şey bulamadım her şey de olunur dedim çıktım işin içinden). Açıkçası dissection'ın diğer şarkılarını pek sevdiğim söylenemez. Tipik black metal şarkıları hepsi. Satanik sözlü, anlamsız solulu şarkılar çoğu. Aralarında 3-5 tanesi dinlenebilir olsa da genel olarak tipik bir black metal grubudur dissection ama içlerinden where dead angels lie öyle bir şarkı ki sanırım Jon Nödtveidt tanrı tarafından bu şarkıyı yapması için yaratılmış o da yapmış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat tanrı yapmış Jan Nödtveidt'ı ama yarattıktan sonra takip etmeyi unutmuş sanırım. Zira Jan Nödtveit oldukça sorunlu bir bireymiş. Kendisini tek kelimeyle: ''Satanist'' olarak tanımlamıştır. Şimdi efendim kendisinin hangi dine mensup olduğu beni zerre ilgilendirmez ben müziğine bakarım tabi ama bu kişi inancını abartmış satanizm yobazı olmuş çıkmıştır (satanizm yobazı da güzel oldu). Belli bir zamanda aradığı bass ve davul için başvuran kişilere ilk sorduğu soru satanist olup olmadığıymış kendisinin. Efendim bu kişi satanizmle kafayı bozmakla kalmamış, 1997 yılında kendisine sulanan 38 yaşındaki bir arnavut bir eşcinseli kendi apartmanının önünde öldürmüştür.  2004 yılında hapisten çıkmasıyla birlikte dissection'a kaldığı yerden devam etme kararı almıştır ve Nödtveit'ın hapiste yazdığı şarkılardan oluşan yeni dissection albumu 2006 yılında piyasaya sürülmüştür. her şey iyi güzel giderken 16 ağustos 2006’da evinde kafasına tek kurşun sıkarak intihar etmiştir. Dissection hayranları bunun uzun süre bir spekülasyon olduğunu düşünmüşlerdir fakat grubun resmi internet sitesinde öldüğü teyit edilince herkes şok olmuştur. Bu adam neden hapishanede intihar etmedi de çıktıktan 2 yıl sonra üstelik yepyeni bir album piyasaya sürmüşken intihar etmiştir hiç bilmiyorum ama ölmeden birkaç gün önce kardeşine söylediklerine göre hayatta ulaşmak istediği her şeye ulaştığını artık kendini şeytanın yanında görmek istemiştir. Yalan da olabilir tabi. Ne yazıyosa inanıyoruz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;müzik konusunda oldukça yetenekli olmasına rağmen kendi kendini türlü manyaklıklarla harcamıştır ve kimbilir bizleri belki de bir where dead angels lie'dan daha mahrum bırakmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;b.i.p.w.d (burn in peace with devil jon - ben uydurdum bunu da) Jon Nödtveit&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-6213455698865614276?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/6213455698865614276/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=6213455698865614276&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/6213455698865614276'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/6213455698865614276'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/05/jon-nodtveidt.html' title='Jon Nödtveidt'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Shrfeq7dQsI/AAAAAAAAAFM/BBhtgjtn-sE/s72-c/JonNodtveidt2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-3255757176706772815</id><published>2009-05-18T18:44:00.001-07:00</published><updated>2009-06-06T10:57:19.837-07:00</updated><title type='text'>Gökhan Kırdar - Fayton</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Siqt9NJ29KI/AAAAAAAAAFk/9XQN7l3MuMc/s1600-h/fayton.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 298px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Siqt9NJ29KI/AAAAAAAAAFk/9XQN7l3MuMc/s400/fayton.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5344275174843151522" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Efendim bu şarkının klibini izlemediyseniz, bundan sonraki hayatınızın herhangi bir gününde izlemek gibi büyük bir hataya düşmeyiniz. Bırakınız, klipsiz dinleyiniz bu şarkıyı. Eskiden klip mi varmış ki sanki? Bu şarkıya bir klip çekilmemiş gibi düşünün. Çünkü eminim sizin de çok sevdiğiniz Gökhan Kırdar ve bi o kadar sevdiğiniz Fayton şarkısı gözünüzden hızla düşebilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakınız efendim şöyle ki; &lt;br /&gt;bu şarkıyı ilk dinleyen kişi doğal olarak ''kesin gökhan kırdar kişisi seyir halindeki bi faytonda oturmuştur, etrafı süze süze şarkısını söylüyodur bunun klibinde. ehemehe.'' der. e en normali de budur zaten. ama hayır efendim öyle değildir işte. bu, hepimize çocukluğunu hatırlatan, harikulade şarkının klibinin çekimlerinden önce gökhan kırdar yönetmenin yanına gidip abi nası oluyo klip demiş yönetmen ise ona cevab verememiş ve olm çık saçmala işte ben de çekiyim seni demiştir. Gökhan kırdar da kıçına geçirir çizgili bi pijama ,(ki bu pijama önce oburiks tarafından giyilmiştir, daha sonra ise avrupa yakası'nda gaffur tarafından giyilecektir) önce bi odada bi sandalyenin üstünde döner döneer döneer.. sonra kırlarda heidi edasıyla koşaar koşaar koşaaaar arada yorulur ve o kırın ortasında bir anda karşısına çıkan bir sandalyeye oturuverir. &lt;br /&gt;klibin sonunda ise saçmalamaktan canı çıkan zavallı gökhan (o kadar saçmalığını gördükten sonra artık gözümde gökhan oldu. gökhan kırdar falan değil bundan sonra o gökhan benim için. gökhan.) kendini bir deniz kenarında bulur. sonra üzerindeki pijamayla denize girer yürüüür yürüüür yürür ve biz tam heh normal bir sahne var heralde gökhancım denizin ortasından saçlarını savura savura söyleyecek şarkısını diye düşünürken yine bizi yanıltmış ve hiç de estetik olmayan bir atlayışla (varın o atlayışın bünyemde yarattığı psikolojik travmayı siz düşünün) dizi hizasındaki denize dalmıştır. ya da dalmaya çalışmıştır. orda bi şeyler oluyo tam anlayamadım. fakat sonra heralde beyni üşümüş ve kendine gelmiş olacak ki silkelenip hemen denizden kalkar kameraya doğru yürümeye başlar o esnada ''ehemehe naptım lan ben?'' dercesine bir bakış atar. lanet olsun böyle klibe de böyle hayata lan! diyerek denizdeki sulardan alır hıncını ve çok şükür klip oracıkta biter.&lt;br /&gt;ve bize bir tek şu soruyu sormak kalır:&lt;br /&gt;''bu ne lan?'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben ettim, siz etmeyiniz. bu klibi izlemeyiniz. hayır fayton'u dinleyemiyorum artık, gülesim aynı anda da ağlayasım geliyor. tutamıyorum kendimi..&lt;br /&gt;arz ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;not: evet o screenshot'ı da youtube'tan aldım kabul ediyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-3255757176706772815?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/3255757176706772815/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=3255757176706772815&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/3255757176706772815'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/3255757176706772815'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/05/gokhan-krdar-fayton.html' title='Gökhan Kırdar - Fayton'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Siqt9NJ29KI/AAAAAAAAAFk/9XQN7l3MuMc/s72-c/fayton.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-3697018619078486504</id><published>2009-05-03T08:39:00.001-07:00</published><updated>2010-05-20T08:27:41.674-07:00</updated><title type='text'>Doves - Kingdom of Rust</title><content type='html'>İzlediğim en sade, en çaktırmadan iç acıtan, boğaz düğümleyen klibe sahip bu şarkı. Olması gerektiği gibi sade ve güzel..&lt;br /&gt;Belki de klibi şarkı olmadan, sessiz izlesem bu kadar etkilenmezdim ama ikisi birleşince bünyede bir bomba etkisi yarattığı kesin. Defalarca izlemek istiyor deli gönül.&lt;br /&gt;Bittiğinde kısa bi süreliğine ekrana bakakalmanız muhtemel. Pek güzel..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="292" width="480"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x8f328_doves-kingdom-of-rust_music&amp;amp;related=1"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x8f328_doves-kingdom-of-rust_music&amp;amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" height="292" width="480"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x8f328_doves-kingdom-of-rust_music"&gt;Doves - Kingdom Of Rust&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-3697018619078486504?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/3697018619078486504/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=3697018619078486504&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/3697018619078486504'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/3697018619078486504'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/05/doves-kingdom-of-rust.html' title='Doves - Kingdom of Rust'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-6301499823430380322</id><published>2009-04-21T08:09:00.000-07:00</published><updated>2009-12-19T20:11:05.523-08:00</updated><title type='text'>Mickey Rourke ve The Wrestler</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.geekforcefive.com/images/uploads/mickey_rourke_in_the_wrestler.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 500px; height: 373px;" src="http://www.geekforcefive.com/images/uploads/mickey_rourke_in_the_wrestler.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kabul edelim.. Aronofsky ve Rourke kusura bakmasın ama The Wrestler gayet klişe bir konuyu işliyor. Bitmiş, yalnız bir adamın hikayesinden başka bir şey değil. Daha önce hiç ele alınmadı mı sanki bu konu? Alındı tabi. About Schmidt, Being There, Don't Come Knocking bu konuyu -aynı şekilde olmasa da benzer bir şekilde- işleyenlerden ilk aklıma gelenleri. Daha önce işlenmiş bir konusu olan klişe bir filmi neden bu kadar çok beğendik ki biz?&lt;br /&gt;Daha fazla kendi kendime sorular sormayı bırakıp, lafı da uzatmayıp 'Mickey Rourke' diyim ben en iyisi.. Bu filmde Mickey Rourke kendini oynamıştır aslında.. Ringte tutunmaya çalışan, seyirciye gülmek zorunda olan, şovunu devam ettiren ama iç dünyasında büyük bir çöküntü yaşayan, dışlanan, bir zamanlar Amerika'nın hatta dünyanın en iyi güreşçilerinden biriyken şimdilerde vücudunun hormon parasını zor çıkaran 'The Ram'in Mickey Rourke'tan hiçbir farkı yoktur aslında..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En son elle tutulur rolu 4 sene önceki Sin City'nin Marv karakteri olan ve bugüne kadar Pulp Fiction, The Untouchables, The Silence of the Lambs gibi efsanevi filmlerin efsanevi rollerini sırf para umrunda olmadığı için reddeden bu adam The Ram'de kendini görmüştür. Rolu kabul etmiş, yaşayarak oynamıştır. 4 senedir saçmaladığının (botokslar, ona buna laf atmalar, vs..) farkına varıp küllerinden doğmaya karar vermiştir ve kendisinden önce Nicolas Cage'e önerilen ve kendini anlatan bu rolun sıkı bir dönüş için en iyisi olduğunu anlamıştır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani anlaşılan şu ki; her ne kadar Mickey Rourke, bu rol için kendisini seçen Darren Aronofsky'e borçlu olsa da Aronofsky de Mickey Rourke'a borçludur.. Hatta Mickey Rourke gibi bu rolu böylesine içten, yaşayarak, en güzel şekilde oynayan başka bir oyuncu bulunmasaydı bu filmi beğenir miydim orasını bilmiyorum..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-6301499823430380322?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/6301499823430380322/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=6301499823430380322&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/6301499823430380322'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/6301499823430380322'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/04/mickey-rourke-ve-wrestler.html' title='Mickey Rourke ve The Wrestler'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-6124944394889150586</id><published>2009-04-11T15:47:00.000-07:00</published><updated>2009-04-11T16:13:09.752-07:00</updated><title type='text'>Lord of War - Bir kurşunun hikayesi...</title><content type='html'>Lord of War'ın başlangıcındaki en az lord of war kadar harikulade kısa film. Bütün filmi anlatır aslında. izlenmeli..&lt;br /&gt;&lt;iframe src="http://www.snotr.com/embed/1850" width="400" height="330" frameborder="0"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-6124944394889150586?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/6124944394889150586/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=6124944394889150586&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/6124944394889150586'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/6124944394889150586'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/04/lord-of-war-bir-kursunun-hikayesi.html' title='Lord of War - Bir kurşunun hikayesi...'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-2103641725813228515</id><published>2009-03-30T14:06:00.001-07:00</published><updated>2009-03-30T14:23:36.933-07:00</updated><title type='text'>Laura Marling</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.bbc.co.uk/cambridgeshire/content/images/2007/10/16/laura_marling24_440x270.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 373px; DISPLAY: block; HEIGHT: 234px; CURSOR: hand" border="0" alt="" src="http://www.bbc.co.uk/cambridgeshire/content/images/2007/10/16/laura_marling24_440x270.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; Night terror şarkısıyla (sourberry sağolsun) tanıdım ben bu hanımkızımızı. Şarkısı kanıma yavaş yavaş girdi ve çıkmak istemez oldu, bağımlılık yarattı. Ben yine bir gün dinlerken bu güzel sesli hanımkızımızı ve onun harika şarkısı 'night terror' u, bir anda kimmiş neymiş araştırasım geldi. 1990 doğumlu olduğunu öğrendim. Evet 1990. Bu kız benden küçük. Ben mi büyüdüm yoksa mükemmelliğin yaşı bu kadar küçüldü mü? O şarkısını öyle güzel söylüyor ki sanki dersiniz bu 6. albumunun 3. şarkısı, 15-20 yıldır da sahnelerin tozunu yutmuş. O nasıl güzel bir yorumdur, nasıl güzel bir sestir, nasıl güzel bir şarkıdır. Bi de güzel keman solosu koymayı ihmal etmemiş 'Night terror'a. Daha da sevdim ben bu kızı. Avril Lavigne bu yaştayken saçma sapan küçük kız şarkıları söyleyip etrafta hop hop zıplıyordu. O ise en olgun yorumuyla ve şarkılarıyla 24 yaşındaki Avril'den bile büyük gibi geliyor insana. Aferin (büyüğün küçüğe söylediği şekilde bi aferin ama. Hep bunu söylemeyi istemiştim). Takipteyim. Siz de olun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-2103641725813228515?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/2103641725813228515/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=2103641725813228515&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/2103641725813228515'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/2103641725813228515'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/03/laura-marling.html' title='Laura Marling'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-3855337619321046504</id><published>2009-03-15T15:35:00.000-07:00</published><updated>2009-06-19T01:59:42.675-07:00</updated><title type='text'>Kötü adamlar top 5</title><content type='html'>&lt;p style="MARGIN: 0cm 0cm 12pt" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Georgia;"&gt;İyi adam, kötü adam. Bazen karakteri canlandıran oyunucunun über rol yeteneği, bazen de kim oynarsa oynasın zaten karizmatik bir karakter olmasından dolayı kötü adamın kazanmasını isteriz. Hatta bazen filmde iyi adam bile yoktur, kötü adam olayı hepten ele geçirmiştir. Türlü kötülükler yapar, biz yine de severiz onu. İşte bunu sağlayan sinema tarihinin (bana göre elbette) en bi harikulade 5 kötü karakteri (gıcıklık olsun diye 5'ten değil 1'den başlıyacağım:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Georgia;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="MARGIN: 0cm 0cm 12pt" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Georgia;"&gt;1- The Dark Knight - The Joker - Heath Ledger: &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 379px; DISPLAY: block; HEIGHT: 211px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5313547602182848866" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Sb2DZE08wWI/AAAAAAAAAEI/7p7AYPSC0UU/s400/jo.jpg" /&gt; Evet efendim hepimizin tahmin edebileceği gibi bu karakteri 1. sıraya koymayanın alnını karışlarım. Hangimiz içten içe çocukluğumuzdan beri en sevdiğimiz kahraman olan batman'in ilk defa yenilmesini istemedik ki? Yazının başında bahsettiğim bazen karakterin zaten karizmatik olması bazen de rolu oynayanın marifetinden dolayı büyüleniriz. Fakat bu öyle farklı öyle zevk veren bir roldur ki filmi izleyen herhangi bir şahıs ikisinin de en güzel şekilde varolduğunu farkeder. Benim gözümde efsanevi bir karakterdir The Joker. He ''Jack Nicholson'ın The Joker'i kötü müydü ki lan dürrük?'' diyenleriniz olabilir. Onları önce bi ayıplarım sonra da ''Jack Nicholson apayrı bir varlık, onun o The Joker' gülüşüne gurban! Ama Heath Ledger'ın The Joker'ı daha bir psikopat, daha bir azılı, daha bir suçluydu.'' şeklinde gayet gudik bir açıklama yaparak ortamdan sıvışırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;2- Leon - Stansfield - Gary Oldman:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 347px; DISPLAY: block; HEIGHT: 250px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5313547461673064194" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Sb2DQ5YzlwI/AAAAAAAAAEA/L3zir0sGgcM/s400/oldman-leon1_1142987344.jpg" /&gt;Beethoven manyağı bir psikopat! Oo yeah!! Klişe gibi duruyo sanki.. A Clockwork Orange'ın Alex'i de klasik müzik tutkunudur (hatta Beethoven) bir benzerlik var bu noktada. Bu karakteri zerre hazetmediğim biri olan Jake Gylleenhaal (aklıma o geldi neden bilmiyorum) oynamış olsaydı bu rol beni bu kadar etkiler miydi bilemiyorum. Ama Oldman, bu karaktere öyle bir hayat vermiş ki sanırım bir en iyi 5 performans listesi yapsam onda da bu sıralarda olurdu diye düşünüyorum. Sırf filmdeki o efsanevi ''Everyyyoooone!!!'' diye bağırışı için bile alnından öpülür bu adam ve dolayısıyla bu rol.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;3-Gangs Of New York - Bill Cutting 'The Butcher' - Daniel Day-Lewis&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 336px; DISPLAY: block; HEIGHT: 253px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5313548328812661458" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Sb2EDXu_ytI/AAAAAAAAAEQ/8JRy-UX_-TE/s400/billthebutcher3wj.jpg" /&gt;Kötü bir filmi güzelleştiren bu şahane karakter, yaşayan en büyük aktörün olağanüstü yeteneğiyle hayat bulmuş ve bizleri kendine hayran bırakmıştır (itiraf ediyorum bu cümleyi nasıl kurduğuma ben de şaşırdım ve yaklaşık 7-8 kez okudum, kendimle gurur duydum). Adeta kötü bir takımın iyi bir futbolcusu, kahve dünyası'nda masaya servis edilen çikolata kaplı kahve ya da lisede matematik dersinde hocanın ders yapmaması gibidir bu karakter. Neyse efendim uzatmıyım bu karakterin benim gözümde en iyi kötü karakterlerden biri olmasının sebebi Daniel Day-Lewis gibi bir deha tarafından canlandırılması ve karakterin olağanüstü karizması diyebiliriz sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;4-A Clockwork Orange - Malcolm McDowell - Alex: &lt;br style="mso-special-character: line-break"&gt;&lt;br style="mso-special-character: line-break"&gt;&lt;?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 365px; DISPLAY: block; HEIGHT: 237px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5313548724721151970" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Sb2Eaam77-I/AAAAAAAAAEY/1rtllNKTHZA/s400/a_clockwork_orange_large_01.jpg" /&gt; &lt;span style="font-family:Georgia;"&gt;Sadece film değil kitap dünyasının da en efsanevi karakterlerinden biridir kendisi sanırım.. Ağır diliyle ve aklımıza kazınan aforizmalarıyla sonraki yıllarda çekilen filmlere esin kaynağı olmuştur. Fakat o zamanlardan bu zamana dek çok şeyin hatta oyunculuğun bile değiştiğini bilerek söylüyorum ki Malcom McDowell'ın performansından pek hoşnut kaldığım söylenemez. Gayet sıradan bir performansla böyle bir karakteri kullanamamıştır bana göre. Ama karakter öyle ihtişamlı ki bu açığı kapatmış ve bütün filmi tek başına götürmüştür. Bu filmde de karakter oyuncunun önüne geçmiş diyoruz ve Kubrick ve Burgess'a selam yolluyoruz. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Georgia;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Georgia;"&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"&gt;5-Terminator 2: Judgment Day - Robert Patrick - T-1000:&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 325px; DISPLAY: block; HEIGHT: 256px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5313549343199273378" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Sb2E-annIaI/AAAAAAAAAEo/8cGg0S_kBVw/s400/T-1000.gif" /&gt;Hö? dediğinizi duyar gibiyim. Hep birlikte Hö'leyelim hatta ama durun önce bir anlatayım. Ne Max Cady'ler, Darth Vader'lar varken bu hıyarı mı seçtin dediğinizi de duyuyorum hatta. Ben de diyorum ve size katılıyorum efendim. Terminatorsever bir insan değilim. Hatta terminator'un o daha sonra showtv ana haber bülteni'nde pek çok kez kullanılarak adeta (çok afedersiniz efendim ama) piç edilecek olan daramtamtaram müziği eşliğindeki intihar sahnesiyle dalga geçenler var ya işte onlardan biriyim. Ama T-1000 karakteri ilginç bi karakter. Cidden. Hiç yenilmicek sanıyodum. Güçlü bir karakterdi ve beni etkileyip filme çekmeye, filme ilgili kalmama yetti. Aynı zamanda karakteri canlandıran Robert Patrick sanırım tanrı tarafından bu rol için yaratılmış. Bir insan bir role bu kadar mı uyar? Kendisini daha sonra The X-Files'ta izledim fakat rolune bir türlü konsantre olamadım, kendimi ''T-1000 lan bu!'' demekten alıkoyamadım. Yani efendim oyuncu seçiminin isabeti ve karakterin gücü dolayısıyla girmiştir bu karakter bu listeye..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-3855337619321046504?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/3855337619321046504/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=3855337619321046504&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/3855337619321046504'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/3855337619321046504'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/03/iyi-adam-kotu-adam.html' title='Kötü adamlar top 5'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Sb2DZE08wWI/AAAAAAAAAEI/7p7AYPSC0UU/s72-c/jo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-5375388994915231170</id><published>2009-03-02T11:42:00.000-08:00</published><updated>2009-03-02T11:47:05.768-08:00</updated><title type='text'>Ben Yasemin Mori'yi öperim.</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.dreamtv.com.tr/uploads/pictures/thumbnails/news/640x/17bf0bd1357a4d66ff8122b27b31069e.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 355px; DISPLAY: block; HEIGHT: 256px; CURSOR: hand" border="0" alt="" src="http://www.dreamtv.com.tr/uploads/pictures/thumbnails/news/640x/17bf0bd1357a4d66ff8122b27b31069e.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Kendisi kadar güzel bi album (düşünün ne kadar güzel) yapan bu harika hatun kişiyi öpmek istiyorum. Hayır. Sapık değilim. Yasemin güzel, hayat güzel.. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;(Blog iyiden iyiye ego tatmin aracım oluyor aman tanrım!)&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-5375388994915231170?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/5375388994915231170/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=5375388994915231170&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/5375388994915231170'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/5375388994915231170'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/03/ben-yasemin-moriyi-operim.html' title='Ben Yasemin Mori&apos;yi öperim.'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-1385813797935554173</id><published>2009-02-24T10:39:00.001-08:00</published><updated>2009-02-24T10:50:21.977-08:00</updated><title type='text'>Amy Adams</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.aceshowbiz.com/images/events/SGS-028366.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 270px; DISPLAY: block; HEIGHT: 322px; CURSOR: hand" border="0" alt="" src="http://www.aceshowbiz.com/images/events/SGS-028366.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Ben de onu Doubt sayesinde tanıyanlardanım.. Catch me if you can'in de kadrosunda gözüküyo ama hatırlayamadım ben kendisini. Doubt'taki oyunculuğuna diyecek söz yok zaten ama illa bir şey dememi isterseniz Penelope Cruz'dan çok daha iyi.. Hem daha da güzel ehemehe şeklindeki, gayet zorlamayla çıkmış gudik bir yorumla yetinirim. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;81. Oscar Ödül Töreni'nin en alımlı, en güzel, en sempatik bireyiydi kendisi. Hele Whoopi Goldberg'i dinlerkenki bir ifadesi vardır ki aman tanrım ben öyle güzellik görmedim (aslında gördüm ama ne kadar güzel olduğunu anlatabilmek için böyle dedim. anlayın siz de).. Yere göğe sığdıramıyorum kendisini. O kadar doğal, o kadar şirin bir kızımız ki umarım hakettiği yere gelir, benim gibi kadın oyuncu sevemeyen bireylere ağzının payını verir, apıştırıp bırakır (apıştırmak.. saçmalıyorum).&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-1385813797935554173?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/1385813797935554173/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=1385813797935554173&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/1385813797935554173'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/1385813797935554173'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/02/amy-adams.html' title='Amy Adams'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-117798253313212075</id><published>2009-02-12T16:47:00.001-08:00</published><updated>2009-03-15T15:29:51.712-07:00</updated><title type='text'>81. Oscar Ödülleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Sb2BWKIzrQI/AAAAAAAAADo/8b68gM0uggQ/s1600-h/oscar14ad8a1374a801a50by.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 264px; DISPLAY: block; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5313545353045454082" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Sb2BWKIzrQI/AAAAAAAAADo/8b68gM0uggQ/s320/oscar14ad8a1374a801a50by.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Herkes oscar tahmini yapar da ben geri kalır mıyım hiç? Kalmam.. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Her ne kadar Oscar ödülleri beni pek çok kez hayal kırıklığına uğratmış, defalarca ''artık Oscar benim için bitmiştir, daha da güvenmem Oscar'a'' dedirtmiş olsa da tahmin yapmadan Oscar kazanan filmleri izlemeden duramıyorum efendim. Evet işte 81. oscar ödülleri hakkında naçizane fikirlerim:&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;-En iyi film: Bizleri ters köşeye yatırmayı artık bir alışkanlık haline getirmiş olan sevgili Oscar'ın artık bu alışkanlığından vazgeçeceğini ve The Curious Case Of Benjamin Button gibi bir şahesere en iyi film ödülünü vereceğini düşünüyorum. He bi artislik yapıp, bakın biz pahalı yapıma değil 'film'e önem veriyoruz diyerek Slumdog Millionaire'i seçerse hiç şaşırmam. Olması gerekenin ne olduğuna karar veremiyorum zira Slumdog Millionaire'i henüz izleyemedim. İf'te göreceğiz inşallah. Güçsüz bir senaryoya sahip olan Frost/Nixon'ın, zaman zaman insanı sıkan Milk'in, dönem filmlerinden pek hoşlanılmamasından dolayı (Oscar beyden bahsediyorum) Kate Winslet'ın olağanüstü oyunculuğunun bile kurtaramadığı The Reader'ın ise hiç şansı olmadığını düşünüyorum. Kanımca Frost/Nixon yerine The Wrestler aday olmalıydı En iyi film dalı'nda.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;-En iyi erkek oyuncu: Dünyada benim için 'tek' olan Brad Pitt'i belki de ilk defa yerden yere vurmaya hazırım, evet. Açıkçası Brad Pitt'in oyunculuğunu çok beğenmedim.. Ya da yakıştıramadım heralde, bilmiyorum. Çok olağanüstü bir performans değildi Benjamin Button performansı. Olması gerektiği gibiydi. Tamam, rol çok zordu, ondan başka bu rolu kaldırabilecek oyuncu sayısı 3-5'tir. ama o rolu kaldırmakla kalmamalı yükseltmeliydi. Eğer Brad Pitt'e giderse ödül, hem ilk oscarını kazandığı, hakettiğini aldığı için çok sevinirim hem de oscarı bu filmdeki performansıyla kazandığı için üzülürüm açıkçası.. Eskiden olsa The Wrester'daki harika performansıyla Mickey Rourke'un kazanmasını isterdim ama o botokslu garip suratına baktıkça oynadığı role konsantre olamıyorum. He bence hayatının oyunculuğunu oynamış o ayrı.. Belki de geri döndüm ulen! demek istedi. Tahminin Sean Penn yönünde. Eşcinsel rolu kolay bir roldur ve Sean Penn de bu fırsatı iyi kullanmış ve I am Sam'deki bir zeka geriliği olan bir baba rolunden çok daha iyisini oynamış. Oscar'ın da ona The mystic River'dan sonra ikinci ödülünü vereceğini düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-En iyi Kadın oyuncu: Kate Winslet!!! Meryl Streep'i bile alteder..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-En iyi Yardımcı Kadın oyuncu: Aslında hiçbirisi.. Marissa Tomei'nın bile aday olduğu bir kategoriden ne beklenir ki.. İspanyol ve Latin kültürü hayranı amerikanların gözbebeği Penelope Cruz alır ödülü götürür Madrid'e.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-En iyi Yardımcı Erkek oyuncu: Yanarım, 'öldü ya ayıp olmasın diye verdiler' denilecek, o harika performansı görmezden gelinecek ona yanarım.. Evet Heath Ledger.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-En iyi yönetmen: David Fincher gibi bir yönetmen ilk defa aday oluyo Oscar'a. Bak yine sinirlendim. Tabi ki de gönlümden geçen David Fincher. Karşısında kim olsa tanımam ama Oscar'ın yine oscarlığnı yapacağını ve ödülü trainspotting'ten sonra yerinde sayan ve yıllardır aradığı çıkışı çok şükür yakalayabilen Danny Boyle'a vereceğini düşünüyorum. Ödül canavarı Ron Howard ise avucunu yalar bu sene.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-En iyi uyarlama senaryo: Gönlümden geçen yine The Curious Case Of Benjamin Button tabi ki ve Oscar'ın da benimle hemfikir olacağını düşünüyorum. Yani... Umarım.. Di mi Oscar? ... Oscar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-En iyi Orijinal Senaryo: Aday filmler içindeki Happy Go Lucky ve Frozen River'î izlemedim. Ama İn Bruges'den iyi olacaklarını sanmıyorum. İn Bruges alsın, almalı, alacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Yabancı Dilde En iyi film: Son yıllarda büyük bir çıkış yakalayan İsrail sineması aradığını bulur ve A Scanner Darkly tadındaki Waltz With Bashir'le oscar'ı alır gider Tel-Aviv'e.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-En iyi Animasyon: Wall-E'ye verilmezse isyan çıkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-En iyi sanat yönetmeni: The Curious Case of Benjamin Button der deli gönül.. ama orda bi Oscar'ın umursamayıp en iyi film kategorisine dahil etmediği The Dark Knight var. Belki 'ulan adamlara çok yüklendik ayıp olmasın verin sanatı gitsin' denilip bu ödül The dark Knight'a gidebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-En iyi sinematografi: The dark Knight. Eminim Oscar da benimle aynı fikirde. Christopher Nolan'ın favori görüntü yönetmeni Wally Pfister 3. sıçrayışında kapacak ödülü. Kapmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-En iyi Ses Miksajı: Ben bunu da The Dark Knight'ın alacağını düşünüyorum. Yani kısacası The Dark Knight aday olduğu her kategoride çok güçlü. Sol kulvardan gelen Wanted'ın da bir süpriz yapabileceğini düşünüyorum ama sadece düşünüyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-En iyi ses kurgusu: The Dark knight.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-En iyi Orijinal Müzik: Adaylar pek güzel yahu. Hepimizin Mumbai Theme'den tanıdığımız a.r rahman Slumdog Millionaire soundtrackiyle karşımıza çıktı ki hollywood'un hindistan açılımı kapsamında ödülün kendisine gideceğini düşünüyorum. Eeöö.. ben sanırım yine the curious case of benjamin button diyeceğim.. Ayrıca Wall-E'nin sırf thomas newman hatrına aday olduğunu düşünüyorum. Zira Thomas Newman beye ayıp etmek istemem ama müzikleri üye olacak kadar güzel değildi açıkçası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-En iyi orijinal şarkı: A.r Rahman'inkilerden biri işte..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-En iyi kostum: The curious case of Benj... tamam tamam sustum. Ama Avustralya'yı da es geçmemek lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-En iyi makyaj: Eh bu da wall-e'nin en iyi animasyon kategorisindeki galibiyeti kadar kesin sanırım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani kısacası, The Curious Case Of Benjamin Button (gönüllerin en birincisi) ve Slumdog Millionaire çekişmesine sahne olacak ve umarız ki Benjamin Button galip çıkacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 355px; DISPLAY: block; HEIGHT: 155px; CURSOR: hand" border="0" alt="" src="http://goldderby.latimes.com/awards_goldderby/images/2008/11/09/benjamin_button_slumdog_millionaire.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca şunu söylemeden de rahat edemiycem: Oscar! Oscar gel oğlum!&lt;br /&gt;oh!..&lt;br /&gt;esen kalınız..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-117798253313212075?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/117798253313212075/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=117798253313212075&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/117798253313212075'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/117798253313212075'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/02/81-oscar-odulleri.html' title='81. Oscar Ödülleri'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/Sb2BWKIzrQI/AAAAAAAAADo/8b68gM0uggQ/s72-c/oscar14ad8a1374a801a50by.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-8661748013741034841</id><published>2009-02-06T18:27:00.000-08:00</published><updated>2009-12-19T20:00:51.922-08:00</updated><title type='text'>Midlake - Head Home</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SYz0y8YjyrI/AAAAAAAAACw/-ILCvalJqBA/s1600-h/midlake.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 281px; display: block; height: 257px;" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5299880017548004018" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SYz0y8YjyrI/AAAAAAAAACw/-ILCvalJqBA/s320/midlake.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sözlerine bakılarak çok basit bir şarkı olduğu düşünebilir. Hatta küfür de edilebilir bana 'Ulen sözleri böyle olan bi şarkı sevilir mi?' diye.. Fakat inanın sözleri kadar basit bir şarkı değil head home.&lt;br /&gt;Aslında şarkılara nitelik yüklemeyi pek sevmem. İntihar ederken dinlenecek şarkıdır, telefon melodisi yapılmalıdır sevgili ararken çalmalıdır, sevişirken çalmalıdır, tuvaletinizi yaparken çalmalıdır ya da ölümüme sebep olacak bu şarkı, içimi ısıtan beni bir hoş eden şarkı, bunu söyleyene kız olsam verirdim gibi tanımlamalar yapmam yapanı da sevmem zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bu şarkıdan sonra yaptım galiba. En azından kenarından geçtim. Yahu bir şarkı her dinleyişte mi mutlu eder bi insanı, yüzüne gereksiz ve aptal bir gülümseme koyar, bulutların üstüne götürür, apayrı duygular yaşatır. Nasıl anlatsam bilemedim.. Yıl oldu ilk dinleyeli. Sıkılmadım. Moralim bozuk olduğunda açar dinlerim, bir oh çekerim.. Bünyeye yüksek dozda verildiğinde bile yan etkisi yok. Tavsiye edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca bu şarkıyı dinledikten sonra &lt;em&gt;Paul Auster&lt;/em&gt;'ın &lt;em&gt;Leviathan&lt;/em&gt;'ını okumak isteyebilirsiniz. Demedi demeyin..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-8661748013741034841?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/8661748013741034841/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=8661748013741034841&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/8661748013741034841'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/8661748013741034841'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/02/midlake-head-home.html' title='Midlake - Head Home'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SYz0y8YjyrI/AAAAAAAAACw/-ILCvalJqBA/s72-c/midlake.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-745515820664664800</id><published>2009-02-01T17:00:00.000-08:00</published><updated>2009-02-08T10:15:49.678-08:00</updated><title type='text'>Elling</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SYZKu_McDtI/AAAAAAAAACo/86TVVLF3vFk/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 279px; DISPLAY: block; HEIGHT: 278px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298004182746009298" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SYZKu_McDtI/AAAAAAAAACo/86TVVLF3vFk/s320/untitled.bmp" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Modern İskandinav sinemasının çok da parlak bir geçmişi yoktur (ingmar bergman reformunu bir kenara bırakırsak tabi..). Filmlerinin karakteristik özellikleri genellikle depresif olmasıdır. Sonbaharın, devamlı soğuğun hüznünü taşır üstünde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama Elling farklı.. Oldukça doğal, yüzde tebessum bırakan, kulak memesi kıvamında bir film Elling. İskandinav sinemasına meydan okuyan, oyunculuğuyla ve filmin yönetmeni Peter Næss harika yönetmenliğiyle aklımıza kazınmıştır. Hollywood'un eline düşse saatlerce anlatılabilicek, uzatıldıkça uzatılıcak bir senaryoya sahipken 80 dakikada anlatılmış az ama öz bir film yapmıştır Peter Næss.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akıl dağıtmak, dünyadan uzaklaşıp saf bir hayata dalmak isteniyorsa eğer Elling'in izlenmesi gerekir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Evet itiraf ediyorum filmin yönetmeninin isminde N'den sonra gelen o harfi imdb'den çaldım.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-745515820664664800?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/745515820664664800/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=745515820664664800&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/745515820664664800'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/745515820664664800'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2009/02/elling.html' title='Elling'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SYZKu_McDtI/AAAAAAAAACo/86TVVLF3vFk/s72-c/untitled.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-4476100511889738766</id><published>2008-12-29T14:20:00.001-08:00</published><updated>2008-12-29T14:27:57.977-08:00</updated><title type='text'>Thom Yorke</title><content type='html'>&lt;a href="http://img.photobucket.com/albums/v177/zao75231/thom-yorke.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 313px; DISPLAY: block; HEIGHT: 242px; CURSOR: hand" border="0" alt="" src="http://img.photobucket.com/albums/v177/zao75231/thom-yorke.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#cccccc;"&gt;&lt;br /&gt;Onun hakkında ne denir ki?.. Tek gözü kapalı, üçüncü gözü açık...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-4476100511889738766?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/4476100511889738766/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=4476100511889738766&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/4476100511889738766'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/4476100511889738766'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2008/12/thom-yorke.html' title='Thom Yorke'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-4724940867957876159</id><published>2008-12-27T12:50:00.001-08:00</published><updated>2008-12-29T14:31:57.447-08:00</updated><title type='text'>Ryan Gosling</title><content type='html'>&lt;a href="http://d.yimg.com/movies.aunz.yimg.com/2005/photos/main/24169.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 242px; DISPLAY: block; HEIGHT: 306px; CURSOR: hand" border="0" alt="" src="http://d.yimg.com/movies.aunz.yimg.com/2005/photos/main/24169.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Yeni nesil aktörler arasında en bi yetenekli olanıdır.. Brad Pitt, Edward Norton, Keanu Reeves gibi hollywood'un her daim aradığı aktörlerin yaşlanmasını fırsat bilirse Christian Bale'le birlikte en tepeye oturacaktır.&lt;br /&gt;Kendisini ilk olarak zerre hazetmediğim Sandra Bullock ve Birthday Girl'den taınıdığımız Ben Chaplin'le başrolde oynadığı Murder by Numbers adlı oldukça 'gudik' filmde izlemiştim. Öylesine gudik bir film olması ve kendisinin de oldukça saçma bir rolde olması nedeniyle kendisini pek umursamamıştım. Daha sonra sırayla The Notebook, Stay, Half Nelson, Fracture ve Lars and the Real Girl filmlerindeki performanslarını izlememle ne kadar yetenekli olduğunu görebildim.. Half Nelson ve Lars and the Real Girl'deki bütün filmi 'tek başına' götürdüğü ve bağımsız filmlerde de ne kadar başarılı olabileceğini gösterdiği performansları, The Notebook ve Fracture'daki tam 'Hollywood'luk performanslarına bakılarak her iki kesme de hitap ettiği, komple bir oyuncu olduğu pek kolay anlaşılabilir..&lt;br /&gt;Umarım Brad Pitt'i kendine örnek alır (bak abine), saçma sapan film tercihleri yapmaz -ki şu ana kadar gayet iyi gidiyor- ve layık olduğu yere gelir.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-4724940867957876159?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/4724940867957876159/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=4724940867957876159&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/4724940867957876159'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/4724940867957876159'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2008/12/ryan-gosling.html' title='Ryan Gosling'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-1800673035266841394</id><published>2008-12-19T14:42:00.000-08:00</published><updated>2008-12-19T14:58:05.887-08:00</updated><title type='text'>Natasha Khan - Bat for Lashes</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SUwkges1n7I/AAAAAAAAABY/e_NAD5peFh4/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 267px; DISPLAY: block; HEIGHT: 269px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5281636603414290354" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SUwkges1n7I/AAAAAAAAABY/e_NAD5peFh4/s320/untitled.bmp" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Aslında tanıdık geliyo.. Ama çok farklı. Bilemiyorum.. Bildiğim tek bi şey var. O da daha ilk abumuyle aklımı başımdan aldığı.. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Klibini ilk izlediğimde güzelliğiyle ve sesiyle beni sarhoş etmişti ve bugüne kadar nasıl görmemişim diye kendime kızmıştım. Meğer daha çok yeniymiş zaten. Sonra albumunu dinledim ve içimdeki gereksiz benzetme zorunluluğunu dizginleyemeyerek Björk'ün 'Homogenic' ve Patrick Wolf'un 'Wind in the Wires' zamanlarına benzetmiştim. Umarım Björk kadar başarılı olur, olması gerektiği yerde olur. Umarım hep böyle devam eder.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-1800673035266841394?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/1800673035266841394/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=1800673035266841394&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/1800673035266841394'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/1800673035266841394'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2008/12/natasha-khan-bat-for-lashes.html' title='Natasha Khan - Bat for Lashes'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SUwkges1n7I/AAAAAAAAABY/e_NAD5peFh4/s72-c/untitled.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-1862694251825000836</id><published>2008-12-15T16:09:00.000-08:00</published><updated>2009-08-23T17:30:11.676-07:00</updated><title type='text'>Maynard James Keenan</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SpHfBu715qI/AAAAAAAAAIc/yIvZO_iF1bQ/s1600-h/Maynard_James_Keenan.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 286px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SpHfBu715qI/AAAAAAAAAIc/yIvZO_iF1bQ/s400/Maynard_James_Keenan.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5373321051301602978" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yakışıklı değil.. Koskoca Google'a ismini yazıp aratsanız, doğru düzgün resmini bile bulamazsınız. Ben söyliyim nasıl bir adam olduğunu. Kısa boylu, çirkin, çoğu zaman kel çoğu zaman da acayip saçlı bir adamın teki.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Evet hiçbir zaman bebek yüzlü olmadı. Ya da günümüz kızlarının yeni merakı olan 'androjenik' bir vokal olmadı. Yüzünü ya da fiziğini hiçbir zaman kullanmadı ya da parmaklarını birbirine birleştirip anlamsız el hareketleri yapmadı konserlerinde.. Seyirciyle coşmadı, seyirciyi gaza getirmek için 'jumpdafuckup' demedi ya da 'maraba istanbul' diyerek bize jest yapmadı. Hiçbir zaman seyirciye oynamadı. Hep mesafeli.. Yaptığı şarkılarda mesafeli, röportajlarında mesafeli, fotoğraflarında mesafeli, konserlerinde mesafeli.. Çoğu konserinde en arkaya bir yerlere geçer şarkısını söyler, kendinden geçer gider. Hiçbir zaman beğenilmek ya da ilgi çekmek gibi bir derdi olmadı. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Belki de hiçbir zaman bir 'rockstar' olamadı.. Bırakın rockstarı, star olamadı ya da olmadı. Olmak istemedi...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ama hep farklı... Ne yaparsa yapsın farklı. Gizemli, belki de erdemli.. Hep kendini saklı tuttu bir şeylerden, insanlardan. Müziği sadece kendini tatmin etmek, içindeki müzik yeteneğini doyurmak, ticari amaç gütmeden, çok satsın da para girsin cebime diye 'best of tool' albumu çıkarmadan yapılabiliceğini de gösteremedi. Ya da gösterdi, 'herkes' göremedi. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Şarkı sözleriyle, anlatmaya çalıştıklarıyla/anlattıklarıyla, sesinin insana verdiği inanılmaz duygularla ve huzurla yaşattıklarıyla peygamber olduğunu düşündürttü. Kim bilir bir dinin habercisi belki de.. Bize bu yolla ulaşmayı uygun buldu.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Peygamberlik, din safsatalarını bir kenara bırakırsak, duygularından, benliğinden arınmışlığın dibine vurmuş, 3. gözü eksik bir adamdır Maynard James Keenan. Biz onun 3. gözünü görebiliyoruz. Onu görebilme şansına eriştiğim için kendimi şanslı ve gururlu hissediyorum. Çünkü onun gibisi bir daha gelmeyecek...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-1862694251825000836?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/1862694251825000836/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=1862694251825000836&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/1862694251825000836'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/1862694251825000836'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2008/12/maynard-james-keenan.html' title='Maynard James Keenan'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/SpHfBu715qI/AAAAAAAAAIc/yIvZO_iF1bQ/s72-c/Maynard_James_Keenan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-1096075486183093926</id><published>2008-12-10T05:13:00.000-08:00</published><updated>2009-12-19T19:56:10.768-08:00</updated><title type='text'>Prison Break</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.itusozluk.com/img.php/7e478a2a90e94e01c6f9d1cc48179e293230/prison+break"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 270px; height: 400px;" src="http://www.itusozluk.com/img.php/7e478a2a90e94e01c6f9d1cc48179e293230/prison+break" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Tek sezonluk bir dizi olarak başlayıp çok tutunca sakız gibi uzatılan dizilerden biri Prison Break. Şüphesiz ki bu tip diziler içerisinde en başarılısıdır. O sakız gittikçe uzuyor, elbet bir yerde kopacak ama biz kopmasını hiç istemiyoruz. Dizinin ilk sezonu gerçekten oldukça heyecanlı ve akıcıydı. Bölümlerin hepsi birbiriyle bağlantılıydı ve neredeyse bütün bölümler 'adamın kafasına silah dayadılar bakalım öldürülücek mi? Hepsi diğer bölümde!' şeklinde bitiyordu. Dolayısıyla biz de diğer bölümü iple çekiyorduk. İlk sezon umduğumuz gibi bitti ve dizinin bitmesi gerekiyorken 2. sezon başladı. 2. sezonda ise devamlı bir kaçış sözkonusuydu ve baş döndüren, oldukça hızlı bölümler vardı. Karakterler üzerinde oynanmaya, mantığı yavaş yavaş kaybetmeye, hatalara yer verilmeye başlandı. Dizinin tadı yavaş yavaş kaçıyordu. 3. sezonda ise bu hatalarını anladılar ve 'seyirci ,illa hapishane istiyor, araya bir tane daha hapishane hikayesi sıkıştıralım izleyicileri tekrar yakalayalım' dendi ve olay Panama'daki bir hapishaneye taşındı. Açıkçası bu bölümlerde diziden kopma aşamasına gelmiştim. Panama'daki hapishane, Fox River'dan çok daha heyecansız ve iticiydi. Neyse ki 3. sezon hapishane hikayesini biraz daha kısa tuttular ve 4. sezonla birlikte dizi Burrows-Scofield kardeşlerin company'le mücadelesine dönüştü. 4. sezon çok kötü başladı. Dizide eskiden piskopat olan adamlar şimdi iyiyi oynamaya başlıyolardı. Ne oldu da bu adamlar bu kadar değişti? Eskiden psikopat olan bu adamlar 1-2 yılda mı bu kadar değiştiler? T-Bag değil miydi çocuk tecavuzcusu ve katili, hapishanede mahkumlara zorla tecavuz eden, gözünü hiç kırpmadan birini öldürebilen adam? Ya da Brad Bellick değil miydi para için her şeyi yapabilen ayrı bir psikopat? Alex Mahone geçmişiyle takıntılı, ailesini ve hayatını hiçe sayabilicek, ilaç bağımlısı, obsesif, manyak bir adam değil miydi? 4. sezonda bunların hepsi bir kenara itildi. Herkes melek oldu ve bir amaca doğru yol almaya başladılar.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ama ne olursa olsun hala izliyorum. Hala merak ediyorum. Her ne kadar mantığını kaybetmiş olsa da özellikle son 3-4 bölümdür. Diziyi hala büyük bir heyecanla izliyorum, büyük bir heyecanla bekliyorum... Onlar için önemli olan bunu başarabilmeleri zaten. Mantık varmış, yokmuş önemli değil..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-1096075486183093926?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/1096075486183093926/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=1096075486183093926&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/1096075486183093926'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/1096075486183093926'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2008/12/prison-break.html' title='Prison Break'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-2724299332588891220</id><published>2008-12-09T16:01:00.000-08:00</published><updated>2008-12-09T16:28:32.356-08:00</updated><title type='text'>CANDY</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/ST8M2ksXn0I/AAAAAAAAAAo/BbR6bdULg64/s1600-h/candyposter.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 249px; DISPLAY: block; HEIGHT: 290px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5277951420003753794" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/ST8M2ksXn0I/AAAAAAAAAAo/BbR6bdULg64/s200/candyposter.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; Bu yazıyı Candy'nin kapanış müziği olan 'once upon a time'ı dinlerken yazıyorum. Yani şu an anlatamayacağım kadar saçma ve derin duygular içerisindeyim diyebilirim.. Saçma duygular, çünkü neden böyle hissettiğimi bilmiyorum ve bir şarkının bir insanı bu kadar etkileyebileceği aklımın ucundan geçmezdi. Derin duygular içindeyim çünkü her dinleyiğimde aklıma Candy'nin derinliği geliyor. Derinliği ve sadeliği..&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hepimiz Cennet - Dünya ve Cehennem'i yaşıyor muyuz? Cennette her şey kolay gelir insana. Hayat güzeldir.. Hiçbir şey umrunda değildir. Dünya'da ayaklarının yere basması gerektiğini anlarsın. Düşünürsün.. Ama ayakların yere basmaz, hala havadasındır. Üstelik başkasını da çekersin yukarı. Onu da boşluğa sürüklersin. 'Yukarı'ya, göklere... Sonra durur, düşünürsün. Sorumsuz muyum? Elinden tutup yukarı çektiğim insana neler yapıyorum? Onu umursuyor muyum? Yoksa onu bitiriyor muyum? Bu soruların cevaplarını bulduğunda Cehennem'i yaşarsın. Kendini bilirsin, kendini bulursun, kendini anlarsın.. O gider... Fonda 'once upon a time' çalar, her şey biter... Biter..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-2724299332588891220?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/2724299332588891220/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=2724299332588891220&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/2724299332588891220'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/2724299332588891220'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2008/12/candy.html' title='CANDY'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/ST8M2ksXn0I/AAAAAAAAAAo/BbR6bdULg64/s72-c/candyposter.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-3610378292687933630</id><published>2008-12-08T09:14:00.000-08:00</published><updated>2011-01-20T18:36:17.317-08:00</updated><title type='text'>Christian Bale</title><content type='html'>&lt;a href="http://sweb.cz/carreen/christian%20bale.jpg"&gt;&lt;img style="text-align: center; margin: 0px auto 10px; width: 263px; display: block; height: 328px;" alt="" src="http://sweb.cz/carreen/christian%20bale.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Film yapımcılarının oyuncakla oynar gibi metabolizmasıyla oynadığı zavallı bir aktördür kendisi.. efendim şöyle ki; kendisi önce 2004 yılında oynadığı el maquinista filmi için 25 kilo vermiştir ve 55 kilo olmuştur. sonra, 2005 yılında karşımıza bbatman roluyle çıkmıştır. eh haliyle rol batman olunca kilo alması gerekmiştir ve el maquinista’dan önceki kilosunu bile aşarak 85 kiloya çıkmıştır.. 2006 yılında ise karşımıza rescue dawn filminde çıkmıştır. burda da vietnam’da bir mülteci kampına düşen ve aç kalan bir askeri canlandırdığı için rol icabı 27 kilo vermek zorunda kalmıştır ve tekrar 50 kiloya düşmüştür. 2007 yılında ise batman the dark knight’ın çekimlerine başlamıştır ve tekrar 30 kilo almak zorunda kalmıştır ve almıştır da.. şimdilerde 80 küsür kilodur. bir gün ’’-abi zayıf adam lazım kimi çağırsak acaba? - ara christian’ı gelsin’’ şeklinde düşünen film yapımcılarına resti çekip ’’eaah yeter lan. aktörlükten soğuttunuz beni, her şeyi bırakıp, maldivlere yerleşiyorum..’’ derse hiç şaşırmam.. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;bu kadar filmde oynamış, o kadar kılıktan kılığa girmiştir ve her birinde ayrı ayrı harika performanslar sergilemiştir ama içlerinden biri vardır ki daha 13 yaşındayken kendine aktör diyenlere taş çıkaracak niteliktedir, ayrı bir yeri vardır. evet efendim bu adam henüz 13 yaşındayken spielberg tarafından keşfedilerek oynama şerefine nail olduğu empire of the sun'da kanımca oynayabileceği en iyi performansın da üstüne çıkmış über olmuştur. işte şimdi o 13 yaşındaki çocuk amerika'yı ve imdb'yi kasıp kavuran the dark knight'ta batman rolunu üstlenmiştir ve çok şükür layığını bulmuştur.. oh!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-3610378292687933630?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/3610378292687933630/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=3610378292687933630&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/3610378292687933630'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/3610378292687933630'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2008/12/christian-bale.html' title='Christian Bale'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2801261486572111686.post-548640203049745709</id><published>2008-12-08T05:01:00.001-08:00</published><updated>2008-12-08T09:14:38.692-08:00</updated><title type='text'>Tamam mı şimdi?</title><content type='html'>İlk post'um. Heyecanlıyım. Bi hevesle başladım. Umarım devamı gelir. İlk olarak blog'umun ismine esin kaynağı olan pek sevdiğim tim booth eseriyle başlıyım. Sonra gerisi gelir zaten..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;What a journey&lt;br /&gt;So hard to describe&lt;br /&gt;Your harbour so small&lt;br /&gt;The ocean so wide&lt;br /&gt;Spin the wheel, spin the wheel&lt;br /&gt;Go wherever she spins&lt;br /&gt;Surrender to this wave that's rolling in&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Homing fingers&lt;br /&gt;Starting to dig&lt;br /&gt;Raising expectations&lt;br /&gt;Lifting the lid&lt;br /&gt;There's a show going down&lt;br /&gt;Going deeper within&lt;br /&gt;I long to lose myself&lt;br /&gt;Inside your skin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;What a feeling under the stars&lt;br /&gt;My body's rotating from Venus through Mars&lt;br /&gt;There's a war going on Between my head and my heart&lt;br /&gt;I wonder how they grew&lt;br /&gt;So far apart&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I'm so shaken, about to explode&lt;br /&gt;The myth of kissing princes is they turn into toads&lt;br /&gt;There's a war going on Between the sun and the moon&lt;br /&gt;Before they come to terms, we'll be consumed&lt;br /&gt;Oh my God&lt;br /&gt;Please take me now&lt;br /&gt;I'm ready for ascension&lt;br /&gt;If I only knew how&lt;br /&gt;Give me wings, give me wings&lt;br /&gt;Now I'm stuck on the ground&lt;br /&gt;Receive this blood and bones&lt;br /&gt;I'm homeward bound&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;See the statue growing wings&lt;br /&gt;This singer was a virgin&lt;br /&gt;Until he conceived&lt;br /&gt;God is love, God is love...&lt;br /&gt;And her lover I'll be&lt;br /&gt;I long to leave the world in ecstasy&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dance with me around this fire&lt;br /&gt;The dance of bad angels who'd love to fly higher&lt;br /&gt;God is love, God is love&lt;br /&gt;And her lover&lt;br /&gt;I'll be I long to lead the world in ecstasy&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2801261486572111686-548640203049745709?l=danceofthebadangels.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/feeds/548640203049745709/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2801261486572111686&amp;postID=548640203049745709&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/548640203049745709'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2801261486572111686/posts/default/548640203049745709'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://danceofthebadangels.blogspot.com/2008/12/oldu-mu-imdi.html' title='Tamam mı şimdi?'/><author><name>Mantra</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16704440892593134111</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://3.bp.blogspot.com/_f96N4ovDSDU/S10K7SNiSNI/AAAAAAAAAQg/RFnztoGUcf8/S220/hede.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
